Akdeniz foku için Gökova Körfezi’ndeki kıyı mağaralarının sayısı artırılmak üzere ilk kez bir kıyı mağarası platformu yapıldı.

Akdeniz foku, yaşam devamlılığını sağlamak amacıyla Gökova’da kıyı mağaralarının sayısı artırıldı. Bu iri deniz memelisi, ürkek ve az sosyal bir canlı olduğu için barınma ve üreme ihtiyacını insanların ulaşamadığı kıyı mağaralarını seçerek sağlıyor. Ancak son yıllarda bu canlıların yaşam alanlarındaki bozulma, aşırı avlanma ve deniz ekosisteminin bozulması, türün nüfusunun azalmasına neden oldu. Dünyada sadece Türkiye, Yunanistan, Fas, Moritanya ve Madeira Adaları‘nda yaşamakta olan bu canlı türünün toplam nüfusu 600 civarında tahmin ediliyor. Bu canlı türünü korumak amcacıyla dünyada ilk kez kıyı mağarası platformu Gökova’da yapıldı.

Dünyada ilk olma özelliğine sahip Kıyı Mağarası Platformu uygulamasının detayları

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Akdeniz fokunun Gökova Körfezi’nde yaşam alanlarını artırmak için, Muğla Çevre ve Şehircilik Müdürü Ömür Özdil açıklama da bulundu. Muğla Çevre ve Şehircilik Müdürü Özdil; “Akdeniz fokunun Gökova Körfezi’nde yaşadığı kıyı mağaralarının sayısını artırmak üzere dünyada ilk kez bir kıyı mağarasına platform yapıldı.” açıklamasında bulundu. Nesli tehdit altında olan bu türün yaşadığı mağaraların ne denli önemli olduğunu dile getiren Özdil, depremlerin çok sık yaşanmasından olumsuz etkilenen Gökova Körfezi’nde kıyı mağaralarında bozulmaların ve yok olmaların gerçekleştiğini de belirtti.

Datça-Bozburun ve Gökova Körfezi’nin Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilmesinin en önemli nedeni de bu türün olduğunu belirtti. Ömür Özdil; “Çalışmanın ardından fotokapan kameralarla izlenen mağarayı bir dişi Akdeniz fokunun kullandığı tespit edildi. Bugüne kadar dünyada Akdeniz fokları için denenmeyen bu yöntem, ilk olma özelliği taşıyor. Bu nedenle türün neslinin devamı için ihtiyaç duyduğu kuru platform taklit edilerek, yani üremenin gerçekleştiği doğal mağaralardaki platform yapısı örnek alınarak doğal malzemelerle oluşturuldu.” Bu uygulamanın gerçekleştiği kıyı mağarasının 2017’de tespit edildiğini söyleyen Özdil, şöyle devam etti:

“Mağaranın, türün dinlenme, doğum ve yavru bakımı için ihtiyaç duyduğu kuru alan dışında, loş ışık alması ve şiddetli dalgalara karşı korunaklı olması, insanların kolay ulaşımına uzak olması, bu mağaranın üreme için potansiyelini ortaya koydu. Bu tespitin ardından kıyı mühendisi, su ürünleri mühendisi ve deniz memelileri konusunda uzman bir ekiple platformun tasarımı ve uygulaması gerçekleştirildi. Doğal malzemeler kullanılarak doğaya ve türe zarar vermeyecek şekilde platformun yapımının ardından kurulan fotokapan kameralarla mağara izleme çalışmaları başlatıldı. Akdeniz fokunu ve yaşam alanını korumak için gerçekleştirilen bu çalışma çok hassas ve kapsamlıydı.”