Uluslararası çapta bir grup bilim insanı tarafından gerçekleştirilen çalışma, Antarktika için geçmiş ve geleceği tekrar irdelememize neden olacak gibi görünüyor.

Son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak yaşadığı buzul kayıplarıyla gündemde görüyoruz Antarktika‘yı. Üzerinde hiçbir ülke bulunmayan tek kıta olarak yerini koruyan ve sadece bilimsel araştırmalara açık olan bölgeden son gelen raporlar ise maalesef pek de iç açıcı sonuçları karşımıza çıkartmıyor. Dünya genelindeki deniz seviyesine de etki eden buzul kayıplarının önüne geçmek adına küresel bazda radikal adımların atıldığını da bu süreçte görüyoruz.

Peki, dünyanın en kurak yeri olarak bildiğimiz bölgede bir dönemler yağmur ormanlarını aratmayacak bir yaşam döngüsünün var olabileceğini hiç düşündük mü? İçerisinde uluslararası çapta araştırmacıların olduğu bir ekip, 90 milyon yıllık toprak örneği üzerinden bölgenin antik dönemine ışık tuan bir çalışma gerçekleştirdi. Buna göre Dinozorlar Çağı’da Batı Antarktika’da yoğun bitki örtüsü, nehirler ve bataklıkların var olduğu düşünülüyor.

1/3

Antarktika için ezer bozan bulgular

Araştırmacılar bu şaşırtıcı keşfi Antarktika’nın batı kıyısındaki Amundsen Denizi‘nde, okyanus tabanının derinliklerinden açılan bir tortu çekirdeğini inceleyerek gerçekleştirdi. Bölgedeki çiçekli bitkilerin ilk kanıtını da içeren bulgular arasında polen ve sporlar da yer alıyor. Çalışmanın yazar ekibinden Johann Klages’e göre ilk analizler okyanus tabanının 27 ile 30 metre derinliğindeki bölümünün o dönem kara tabakasını oluşturuyordu.

Johann Klages; “Karşımıza çıkan çok sayıda bitki kalıntısı 93 ile 83 milyon yıl önce Batı Antarktika’nın kıyılarında ılıman yağmur ormanlarının büyüdüğü bataklıklı bir manzara olduğunu gösteriyor. Bunu günümüzde Yeni Zelanda’nın güney bölgelerine benzetebiliriz.

Yayınlanan raporun devamına baktığımızda, bahsi geçen antik dönemde yıllık ortalama hava sıcaklığının 12 derece dolaylarında olduğunu görüyoruz. Yaz aylarında ise bu ortalamanın 19 dereceye kadar yükseldiği de sonuçlar arasında karşımıza çıkıyor. Ekibe göre bölgenin antik dönemindeki iklim yapısı ve yağış miktar ve yoğunluğu Birleşik Krallık sınırları içerisinde yer alan Galler ile benzerlik gösteriyor.

İlginizi Çekebilir  Araştırmacılardan endişeleri artıran yeni Antarktika raporu

Hesaplamalarına göre, tüm kıtanın bitki örtüsüyle kaplı olması ve hiç buz tabakasının olmaması için karbon dioksit döngüsünün daha önce düşünülenden çok daha yüksek olması gerekiyor. Araştırmanın ardından ortaya çıkan bu bulgunun bazı Mezozoik dönem içerisinde yer alan Kretase Dönemi‘nin tekrar gözden geçirilmesine vesile olabilir. Ayrıca, bugün bildiğimiz Antarktika’nın oluşumu için iklimin nasıl bu kadar soğuduğu sorusu da kafalarda belirenler arasında olacak.