Antarktika bölgesinde ilk olarak 2011 yılında şans eseri keşfedilen sızıntınını ardından, aktif yapıdaki yeni metan sızıntısı bilim insanlarını harekete geçirdi.

Küresel ısınmanın yakın ve uzak vadedeki en büyük bilançolarından birisini yaşayan bölgelerin başında Antarktika var. Buzul kayıplarının oldukça ciddi seviyelere ulaştığı bölgede suların yükselmesiyle birlikte artık plastik kirliliği gibi problemleri bile görür hale geldik. Atmosfere bırakılan sera gazı etkisiyle artan sıcaklıklar bugün sadece buzulları değil, ısıttığı denizlerin suları üzerinden biyoçeşitliliğin merkezi olan mercanları da etkiliyor.

İlginizi Çekebilir  Küresel ısınma etkisi; Uzmanlar Büyük Mercan Set Resifi için uyarıda bulundu

Bilim insanlarının da çalışmalarını yoğun bir şekilde devam ettirdiği Antarktika’da elde edilen bulgular da pek çok farklı kaynaktan ders niteliğinde sonuçlar göz önüne çıkartıyor. Yapılan son çalışmalarda Antarktika’daki deniz tabanından ilk aktif metan sızıntısı ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar ayrıca, bu gazı atmosfere ulaşmadan tüketen organizmalarda da , beş yıl sonra çok sayısal olarak ciddi azalma görüldüğünü ortaya koyuyor.

Antarktika bölgesindeki bu metan gelişmesi ne anlama geliyor?

Küresel ısınmaya sebebiyet veren sera gazı etkisi konuşulduğunda akıllara daha çok karbon dioksit ve azot oksit gibi maddeler geliyor. Bu durumu, kullanılan ulaşım araçları ve endüstriyel üretimin ön planda olmasından ötürü aslında normal karşılayabiliriz. Metan gazı ise bu ikilinin karşısında çoğu zaman çok daha fazla negatif etki bırakan bir tür olarak kayıtlardaki yerini koruyor. İnsan kaynaklı küresel ısınmanın karbondioksitten sonra en büyük nedeni ve karbondioksitten 28 kat daha etkili olan bu gazın salınımı, geçtiğimiz yıl rekor seviyelere ulaşmıştı.

Hayvancılık sektörünün de en büyük kaynaklarından biri olarak bilinen metanın doğal yollardan ortaya çıkma ve sönümlenme dönüşümü de küresel iklim değişikliği etkisiyle bozuluyor. Antarktika çevresindeki deniz tabanının altında büyük miktarlarda metan depolandığı düşünülüyor. Araştırmacıların söylediği gibi, iklim krizi okyanusları ısıtırken bu gazın da sızmasına neden oluyor.

Yayınlanan son araştırmanın yöneticisi Oregon Eyalet Üniversitesi’nden Andrew Thurber; “Karşılaştığımız bu bulgular iyiye işaret değil. Gazın atmosfere salınımını engelleyen mikropların ortaya çıkması beş yıldan fazla sürdü. Bu süreçte deniz tabanındaki kaçak hızla devam ediyordu. Metan döngüsü, toplum olarak kesinlikle endişelenmemiz gereken bir şey.” ifadelerine yer verdi.

İlginizi Çekebilir  Küresel ısınma "Kıyamet Ambarı"nı da vurdu; Svalbard tohum deposunda alarm!

Kaynaklara baktığımızda bölgedeki aktif sızıntınının ilk olarak 2011 yılında dalgıçlar tarafından tesadüfen tespit edildiğini görüyoruz. Bilim adamlarının sahaya geri dönmeleri ve laboratuvar çalışmasına başlamadan önce ayrıntılı olarak inceleme süreçleriyle 2016 yılına kadar uzanıyor. Yeni sızıntının neden oluştuğu bilinmezken, metan salınımının küresel ısınma etkisinin belirli bir oranda durdurulamaz hale geldiğini ortaya koyduğu da genel düşünceler arasında.