Fildişi Sahili’nde son dönemlerin önemli gelişmelerinden birisi olan atık plastiklerden okul dönüşümü için bir kademe daha sona erdi.

Çevre kirliliğinin en temel kaynaklarından birisi olan plastikler, artık denizler için de ciddi bir tehdit. Sosyal medyada karşımıza çıkan deniz temizlik operasyonları, balıkların midelerinde rastlanan atıklar ve sayısını kolaylıkla artırabileceğimiz örnekler madalyonun acı yüzü. Son dönemlerde çokça önlem hamlesini de beraberinde getiren bu durum, artık doğrudan devlet politikalarının da merkezine işliyor. Tek kullanımlık plastiklerle ilgili topyekün mücadele içerisinde olduğumuz dönemde, geri dönüşümün önemini gösteren umut vadedici projeler de karşımıza çıkmıyor değil. Bu haberin merkezinde olan atık plastiklerden okul projesi içinse rotamızı Fildişi Sahili‘nin en büyük şehri olan Abidjan’a çeviriyoruz.

1/4

Atık plastik dönüşümü hastalıkların da önüne geçiyor

Nüfusu 25 milyona yaklaşan Fildişi Sahili‘yle ilgili yapılan son araştırmalara baktığımızda, her yıl yaklaşık 300 ton gibi devasa bir plastik atık sirkülasyonunun olduğunu görüyoruz. Beraberinde devasa bir dönüşüm ihtiyacını da getiren bu raporun devamı ise maalesef bir o kada büyük bir yetersizliği ortaya koyuyor. 300 tonluk atığın sadece yüzde 5‘ini geri çevirebilen ülkede, bunun temelini oluşturacak daha fazla yatırıma ihtiyaç var. 2019 yılı içerisinde Conceptos Plásticos tarafından sürecine başlanan plastik okul projesi de aslında var olan potansiyelle ilgili pek çok kişiye mesaj veriyor. Dönüştürülmüş plastiklerin tuğlaları ve derslikleri oluşturduğu proje UNICEF’in de desteğini almış durumda. Yapılan son eklemelerle 9 yeni dersiliğin eklendiği bölgede, çocukların yüzünde gördüğümüz gülümseme ve mutluluk her şeye değer.

Conceptos Plásticos ekibinin yine UNICEF tarafından fonlanan fabrikası sayesinde önümüzdeki süreçte bu gibi haberleri çok daha sık duymaya hazır olabiliriz. 4,5 milyona yaklaşan nüfuslu bölgede faaliyet gösteren fabrikanın tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte, plastikten dönüştürülerek yılda 9.200 tonluk tuğla üretilmesi planlanıyor. UNICEF’in 500 derslikli devasa bir okul için şimdiden fabrikaya sipariş verdiği de bu noktada konuşulması gerekenler arasında.


Bu noktada biraz da dönüştürülmüş tuğlaların öne çıkan avantajlarından da bahsetmeden geçmeyelim. Geleneksel tuğlara ve beton bloklara göre çok daha hafif olduğu söylenen malzemelerin bu sayede erişilmesi zor yerlere bile çok dah rahat taşına avantajı söz konusu. Fiyat olarak da yine standart piyasaya göre 3’te 1 oranda daha ucuz olması, bu malzemeyi çok daha tercih edilebilir hale getiriyor. Üreticiye göre yalıtım konusunda da oldukça başarılı olan dönüştürülmüş tuğlalar, özellikle bölgedeki çocukların sağlığı için de olumlu etki yaratacak.