Türkiye’nin en önemli ve büyük tatlı su gölleri arasında gösterilen Beyşehir Gölü çevresinin yapılaşmaya açılmasından ötürü Göl Uzmanı Dr. Erol Kesici’den tepki geldi.

Beyşehir Gölü çevresindeki 188 hektarlık alanda yapılması planlanan plaj, marina, kamping alanı, bungalovlar ve çadır kamplı tesislere Göl Uzmanı Dr. Erol Kesici tepki gösterdi. Bu gibi yapılaşmaların ve vahşi sulamaların Beyşehir Gölü’nü kuruma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Planlanan projenin hayata geçirildiği takdirde göldeki ekolojik yaşamın da büyük zarar göreceğini belirtti.

Beyşehir Gölü çevresi koruma alanından yapılaşmaya geçiyor

Geçtiğimiz ay, göl çevresinde yapılacak olan projeyi Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır sosyal medyadan duyurdu. Birçok doğa sever insan tarafından tepki toplayan projeye Göl Uzmanı Dr. Erol Kesici’de konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Dr. Erol Kesici;“Göl çevresinde 200’den fazla canlı türü yaşamaktadır. Bölgede 86 bin 855 hektarlık alan 1993 yılında Milli Park ilan edilmiştir. Ortalama 26 metre su seviyesine sahip gölde 3-4 metre kadar düşüş yaşandı. Gölün kurak ve çorak bir havzada bulunduğunun bilinmesine rağmen, vahşi sulama ve çok su isteyen tarım yapılması kuraklığa yol açmıştır” şeklinde konuştu.

Koronavirüs salgınının, içme suyu kaynağı olan göllerin, temiz ve kullanılabilir olmasında ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirtirken sözlerine şu şekilde devam etti; “Su insanlar için önemli olduğu kadar; toprak, orman, iklim, doğa, böcek, kuş için de önemli. Su azaldıkça kuraklık artmakta dünyada su krizi yaşanmakta. İçme suları insanları yıkanma yerleri değil, uzaktan bakılacak ‘gözümüz gibi korunacak’ seyir yerleri olmalıdır. İnsanların içme suyu-temiz gıda kaynağı olan göl suyuna sabun şampuan gibi kimyasalların ve kontrol altına almadıkları, ter, ağız- burun salgısı, idrar vb. akıntıların karışması sağlıksızdır. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, virüsün suda ne kadar yaşayabildiğine dair korkutan ayrıntılar yer almaktadır” dedi.

İlginizi Çekebilir  Sivas bölgesinin Salda'sına tartışma yaratan bungalov projesi

Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelen birçok gölde olduğu gibi burada da kuraklık ve kirlilik önemli bir problem. Göllerde fosil yakıtlarla kullanılan teknelere izin verilmediğini ve marina yapmanın anlamsız ve hiç bir şeye hizmet etmediğini söyleyen kesici; “Göl cefa çekerken, plajda sefa sürülecek zamanı değildir. Gölde fosil yakıtlarla sürülen teknelere zaten izin yokken marina niye yapılmak istenmektedir?” diye söyledi. Beyşehir Gölü’nün durumuna ilişkin geçtiğimiz Aralık ayında Beyşehir Belediyesi’yle girişimlerde bulunulduğunu, gölün korunması için ilgili bakanlıktan 15 milyon TL ödenek sağlandığını belirtti ve ekledi; “Çok önemli bir başarı elde edilmişti, alkışlamıştık. Gölü kurtarmak varken böyle bir kararı anlamak mümkün değil. Alkışlarımız yerini tepkiye bıraktı.”