Son yılların popüler çalışmalarından olan biyoyakıtlar benzin alternatifi olma yolunda yeni çalışmalara sahne oluyor.

Bugün hemen her alanda elektriğin gücünü konuştuğumuz ulaşım dünyasında, gerçekten anlamlı bir taşınma için hala önümüzde hatırı sayılır bir zaman var. Öyle ki küresel bazda hizmet veren otomobil üreticilerinden bazıları içten yanmalı motorların en az 30 yıl daha hayatımızda olacağına dair görüş bildiriyor. Elbette ki bu işin sadece otomobil ayağı. Gemi ve uçak gibi çok daha büyük ulaşım araçları için senaryo daha da farklı ilerliyor. Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde elektrik ve hidrojenle birlikte bitkilerden üretilen yakıtları da görme şansına eriştik. Petrolün yerini alması üzerine belli başlı kimyasal maddeler üzerine geliştirilen türlerin, sıvı yakıt olarak kullanılması için çalışmalar devam ediyor. Biyoenerji dünyasının önemli gündem maddelerinden olan alternatif arayışlardan birisi için 7 yılı aşkın süredir çalışmalarına devam eden bir ekip “yapay yaprak” olarak nitelendirdikleri madde ile yeni bir avantajı elde etmek üzere.

Sentetik gazlar sıvı formlarla benzin alternatifi olabilecek mi?

Pek çok literatürde sentetik gaz olarak bilinen “syngas” aslında bu çalışmanın da temelini oluşturuyor. Bilim insanlarının günümüzde bu yapıyı oluşturmak için kullandıkları bileşen içerisinde hidrojen ve karbon monoksit ön plana çıkıyor. Cambridge Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Profesör Erwin Reisner ve ekibinin meydana getirdiği alternatif formülün ise temeli güneş ışığı. Çalışmalara ilham olan çıkış noktasının bitkilerin fotosentez yeteneği olması da ilginç detaylar arasında. Doğal döngüsünde güneş ışığını alarak karbon dioksit ve besine çeviren bitkilerin yapısı, geliştirilen cihazdaki anafikri doğrudan yansıtıyor.

Profesör Erwin Reisner: Sentetik gazların kendilerini bizzat duymamış olabilirsiniz ancak her gün onu kullanarak imal edilen ürünleri tüketiyorsunuz. Bu süreci sürdürülebilir üretim noktasına getirmek aynı zamanda sürdürülebilir bir kimyasal ve yakıt endüstrisi kurmak anlamına geliyor.

Rüzgar ve güneş enerji kaynaklarından elektrik üretiminde büyük ilerlemeler kaydedilmesine rağmen bu kaynaklar toplam küresel enerji talebimizin sadece yüzde 25’ini karşılayabilecek düzeyde. Sentetik ürünler üzerinden geliştirilecek çevreci sıvı yakıtlara çok net bir ihtiyaç var. Ağır nakliye ve havacılık gibi alanlarda sürdürülebilir bir şekilde güç sağlamak için sıvı yakıtlara büyük bir talep var.

“Yapay yaprak” olarak nitelendirilen cihazın üzerinde gün ışığını emen bir yapı karşımıza çıkıyor. Tepkime noktasında ise suya daldırılan cihaz bu noktadan sonra oksijen üretme görevini üstlenirken, tepkimede kullanılan katalizör kimyasal reaksiyonu gerçekleştirerek yapa gaz oluşumunu sağlıyor. Araştırma sırasında sonuçlarda görülen en sevindirici nokta ise, geliştirilen ışık emicilerin düşük ışıkta dahi yüksek verim sunabilmesi. Bu da bulutlu ve yoğun yağmurlu coğrafyalarda bile işlevselliği beraberinde getiriyor. Tüm bu tepkime işlemi sırasında atmosfere ilave bir karbondioksit salınımının olmaması da yine altı çizilmesi gereken detaylar arasında. Christian Doppler Laboratuvarı’ında Avusturya petrokimya şirketi OMV ortaklığında finanse edilen çalışmalarda artık bunun benzin yerine kullanılabilmesi için teknolojik geliştirmeler yapılacak.