Son dönemlerde hidrojen yakıt teknolojisi konusunda da somut adımlar atan BMW, önümüzdeki beş yıllık süreçte maliyetleri de daha avantajlı hale getirmek istiyor.

Hidrojen yakıt teknolojisinin her ne kadar doğrudan elektrikli modellere göre geri planda gibi görünse de, kulak arkası edilmeyecek gelişmelere sahne olduğunu söylenebilir. Toyota, Hyundai ve Honda gibi daha çok Uzak Doğu merkezli üreticilerin ağırlığında geçen bu ligle ilgili “Avrupalı lejyonlar” da boş durmuyor. Kısa süre önce X5’in hidrojen yakıtlı versiyonu üzerinden karşımıza çıkan BMW, önümüzdeki süreçte bu teknolojiye önem verenlerden birisi. 2017 yılında dolum istasyonları için bile konsepttasarım geliştiren markanın hidrojen yakıt teknolojisinden sorumlu departman başkanı Jürgen Guldner, önümüzdeki süreçle ilgili merak uyandıran açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalara göre eğer her şey yolunda giderse önümüzdeki 5 yıl içerisinde hidrojen yakıtlı araçlar çok daha ulaşılabilir olacak.

BMW, hidrojen teknolojisinin menzil değeriyle de iddialı

İlgili yakıt teknolojisinin geliştirme sürecinde önemli noktalara gelindiğini söyleyen Guldner, içten yanmalı motorlu versiyonlar kadar bu araçların ucuz olabileceğini vurguluyor. 2025 yılını bunun için bir milat olarak ifade eden başarılı yönetici, bu süreçte BMW’nin üçüncü nesil yakıt teknolojisini de devreye sokacağını ifade ediyor.

Uzak Doğu merkezli üreticiler 2025 ve 2030 arasında hidrojen yakıtlı araç maliyetlerini içten yanmalılara göre daha avantajlı noktaya getirmeye hazırlanıyor

2015 yılından beridir Toyota ile ortaklaşa AR-GE süreci yürüttüklerini özellikle belirten Guldner buradaki temel maliyet düşürme noktasını, yakıt hücrelerinde kullanılan platinyum malzemenin mümkün olan en az seviyeye çekilmesi üzerine kuruyor. Geçtiğimiz yıl içerisinde konsept olarak tanıttığı X5 FCEV modelini 2022 yılında üretime taşımaya hazırlanan ekip, son kullanıcıya sunulacak menzil değerinin 550 kilometrenin üzerinde seyredebileceğinin sinyallerini verdi.