Koronavirüs sebebiyle resmi açılış süreci sekteye uğrayan su altı müzesi, denizlerdeki biyoçeşitlilik kaynaklarından resiflere olan ilgiyi artırma amacında.

Dünyanın farklı bölgelerinde yer alan resifler, içerisinde barındırdığı biyoçeşitlilik nitelikleriyle adeta birer hazine. Lakin maalesef küresel ısınmanın doğanın hemen her noktasına dokunan negatif etkisi, günümüzde bu resiflerin de geleceğini tehdit ediyor. Denizlerde yaşanan ısınmadan ötürü ciddi kayıpların yaşandığı son yıllarda, kapsamlı bir farkındalık çalışması da yürütülüyor.

İngiliz sanatçı Jason Decaires Taylor da, Avustralya’da yer alan Büyük Set Resifi ve içerisindeki zenginliğin korunması adına tüm dünyada ilgi çeken bir su altı müzesi projesiyle radarımıza takılıyor. Dünyanın en büyük mercan resifi olarak da kayıtlardaki yerini koruyan oluşum, iklim değişikliğinin yanı sıra kontrolsüz turistlik faaliyetler, kirlilik ve kıyı gelişimi gibi nedenlerden ötürü risk altında.

1/9

Çalışma aynı zamanda Güney Yarım Küre’nin ilk su altı müzesi olarak ziyarete açılacak

Su yüzeyinin üzerinde yalnızca bir adet sanat eseri bulunan batık müze, Avustralya resifinin karşı karşıya olduğu ve görünmeyen zorlukları görsel olarak hatırlatma amacında. Townsville kenti kıyısında yer alan sualtı sanat müzesinin karada görülebilen tek parçası, resifin değişen su sıcaklığına tepki olarak renk değiştiren bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

İlginizi Çekebilir  Küresel ısınma etkisi; Uzmanlar Büyük Mercan Set Resifi için uyarıda bulundu

Güney yarımküredeki ilk ve tek su altı müzesi olarak faaliyet gösterecek bu çalışma, resiflerde son yıllarda yaşanan eşi görülmemiş mercan ağarması için de insanları bilinçlendirmek istiyor. Biz de bu tarz projelerin son yıllarda küresel ısınmayla birlikte hava ve çevre kirliliği gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalan dünya ve Türkiye adına daha fazla hayata geçirilmesini umuyoruz. Müzenin resmi sayfasına buradan ulaşıp merak ettiğiniz diğer detaylara da ulaşabilirsiniz.