Çin’de hayata geçirilen sembolik daire projesi, park ve yeşil alanların toplumun sürdürülebilirliğindeki önemine işaret ediyor.

Küresel ısınma ile birlikte bugün çevre merkezli olarak duyduğumuz en önemli problemlerin başında hava kirliliği geliyor. Ulaşım ve sanayileşme gibi pek çok farklı faktörle özetlenen nedenlerin temel sebebi aslında bizler değil miyiz? Evet, bu soru bazılarımız gibi bizim de aklımızı kurcalayan maddeler arasında. Kirlilik boyutlarının doğrudan insan hayatına etki eder hale geldiği ortamlarda bile bunun önüne geçmek adına bir adım attırmak yer yer deveye hendek atlatmaktan zor ve mantıksız bir hal alıyor. Özellikle bolca gökdelen ve yüksek katlı rezidanslara ev sahipliği yapan metropoller bu sorunun merkezi halinde.

Aslında var olan tüm gelişmeler madalyonun sadece bir yüzü. Temiz havanın kaynağı olan bitki, ağaç, orman gibi bölgeleri nitelendirdiğimiz parklar bile böyle bir ortamda kelimenin tam anlamıyla namlunun ucunda. Parklar aslında hava ile birlikte bir toplumun etkileşimi, sosyalliği ve geleceği için de önem arz ediyor. Bu farkındalıkla yola çıkan Çin merkezli Devolution, gökdelenlerin yoğun bir şekilde konumlandırıldığı Xinglin Bay bölgesinde ses getiren bir projeye ev sahipliği yaptı.

1/7

Parka dönüştürülen daire sanal olarak gezilebiliyor

Projeyle ilgili detaylara yakından bakmadan evve vurgu yaptığı bölgenin genel niteliklerini de anlamak gerekiyor. Bu noktada bölgenin modern gökdelenlerin yükselişine tanık olmadan önce, komşuluk ilişlilerinin yoğun olduğu geleneksel evlerle çevrili olduğunu görüyoruz. Böylesi bir ortamda geniş alanlara yayılan park ve yeşil alanların tamamen açık ve kamusal yaşamın önemli bir parçası olduğuna işaret ediliyor. Günümüzdeki alanları geçmişe göre kıyaslanamayacak şekilde daralan parkların, kamusal ve sosyalliğe erişimi kısıtlayan özelleştirilmiş biçimler halinde varlığı söz konusu.

İlginizi Çekebilir  Metropollerin mimari geleceği; Çin'de inşa edilen sürdürülebilir yaşam merkezi

Devolution ekibi de, parkların var olan alanlarını git gide kaybetmesine ve toplumun sürdürülebilirliğinin tehlikesine dikkat çekmek için 50 katlı bir bloğun 27. katında yer alan daireyi kiralamaya karar vermiş. 90 metrekarelik bir alanı adeta yeşil bir vahaya dönüştüren ekip, sanatsal esintiler ile kamu yaşamının bu önemli parçası olan parkı geri getiriyor. Kayıtlara dünyanın en yüksek parkı olarak da geçebileceğini düşündüğümüz bu projenin ses getirecek yaratıcılıkta olduğuna şüphe yok. Şüphe götürmeyen bir konu da, yeşile ve yeşil alanların var olmadığı bir senaryoda insanoğlunun da var olamayacağı.

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.
-Şef Seattle

Video