Geleneksel hale gelen araştırma sonuçlarını yayınlayan Dünya Meteoroloji Örgütü, önümüzdeki 5 yıllık süreçteki senaryoyu çok net bir şekilde ortaya koydu.

2015 yılında gerçekleştirilen Paris İklim Anlaşması ile birlikte tüm dünya genelinde iklim değişikliği için ortak bir kararın alındığına şahit olduk. Elbette bu süreç daha öncesinde pek çok birleşim ve toplantının bir araya gelmesinin de ürünüydü. 2020 yılıyla birlikte bu anlaşma kapsamındaki emisyon yükümlülükleri başlamış oldu. Temel hedefse iklim değişikliği sebebiyle ortaya çıkan küresel bazdaki sıcaklık artışının mümkünse 1,5 derecelerde tutulması. Dünya Meteoroloji Örgütü‘nün düzenli şekilde belirli aralıklarla yayınladığı iklim değişikliği verilerine bir yenisi eklendi. Paylaşılan bildirinin içerisinde uzmanlar ve son teknoloji bilgisayarlarda gerçekleştirilen analiz verilerinin dikkate alınması gereken veriler karşımıza çıkıyor.

İklim değişikliği etkisini artırmaya devam edecek

Birleşik Krallık Meteoroloji Ofisi’nin de içerisinde olduğu analizlerde bizleri önümüzdeki 5 yıllık süreçte nasıl bir iklim değişikliği senaryosunun beklediğini görebiliyoruz. Rapora göre 2020 ile 2024 yılları arasındaki ortalama sıcaklık artışı küresel bazda en az 1 derece olarak gerçekleşecek. Yüzde 20’lik olasılık tahminlerine göre ise bu durum bazı özellikle bazı bölgeler için 1,5 dereceyi de buluyor. Özellikle son birkaç yılda sürekli haberlere konu olan “en sıcak dönem” başlıklarının daha sık karşımıza çıkacağı da bu senaryoda aşikar. 2020-2024 aralığında, güney okyanusları hariç neredeyse tüm bölgelerin yakın geçmişten daha sıcak olması da yine tahminlerin yüksek oranda gösterdiği veriler arasında.

Petteri Taalas; “Koronavirüs sürecinin iklim değişikliğine olumlu etkisi söz konusu değil”

Süreçle ilgili açıklamalarda bulunan Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Petteri Taalas; “Bu çalışma – yüksek düzeyde bilimsel beceriyle, Paris’in İklim Değişikliği Anlaşması’nı bu yüzyılda küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 2 santigrat derecenin altında tutmaya ve sınırlama çabalarını sürdürme hedefindeki büyük mücadeleyi gösteriyor. Atmosferdeki karbondioksit ömrünün çok uzun olması nedeniyle, bu yıl Koronavirüs sebebiyle ortaya çıkan emisyonlardaki düşüşün etkisinin, küresel sıcaklıklardaki artışa olumlu etki etmesi beklenmiyor.” ifadelerine yer verdi.

İlginizi Çekebilir  Yeni çalışma; ormanların iklim değişikliğine tepkisi

Rakamlar kulağa “az” gelse de etkisinin çok büyük olacağı kesinlikle bilinmeli. Şu anda karşımızda duran iklim tahmini, dünyanın diğer bölgelerine kıyasla Kuzey Kutbu’nun ısınma oranının ve Atlantik Okyanusu’ndaki sıra dışı fırtına riskinin artacağını söylüyor. Güney Amerika, Güney Afrika ve Avustralya’nın birçok bölümünü ise yakın geçmişe göre çok daha kurak bir dönem bekliyor.