İnsanları bireysel seçimleriyle dünyayı kurtarabileceğine nasıl ikna edebiliriz? sorusunu soran John Javna projeleriyle ilham olmaya devam ediyor.

1980‘lerin sonunda iklim değişikliği nedeniyle Amerika’da görülen asit yağmurları, hava kirliliği ve su kirliliği hemen manşetlere yansıdı. John Javna adındaki 40 yaşlarında bir yazar dünyayı nasıl kurtaracağına dair pratik tavsiyeleri bulmak için Kaliforniya’dan Washington’a doğru bir yolculuğa çıktı. Bu yolculuk ona kafasındaki soruları cevaplaması için tüm fırsatları sunmuştu. Döndüğünde iklimden kaynaklı felaketleri önleyebilecek tavsiyeleri, çevre dostu ipuçlarını bir araya getirerek “Dünyayı Kurtarmak İçin Yapabileceğiniz 50 Basit Şey” adını verdiği kılavuz niteliğinde bir kitap yazdı.

Dünya her olumlu adıma cevap verir

Bu kitap düşük akışlı duş başlıklarını, alışverişte bez torbaları kullanmak gibi inanılmaz derece uygulanabilecek kolay adımlar içeriyordu. Kitap Türkçe dahil olmak üzere 23 dile çevrildi ve 500 milyon kopya satarak en çok satanlar listesinin başında yer aldı. Ancak bir süre sonra eleştirmenlerden payını alan bu kitap yayından kaldırılmasına kadar gitti. Gar Smith, sert ip uçları olarak nitelendirdiği bu kitap için “Dünyayı Kurtarmak İçin Yapabileceğiniz 50 Zor Şey” adını verdiği makalesini kaleme aldı. Birkaç yıl sonra da Robert Hunter, çevre dostu ürünlerin ve alışkanlıkların popüler olmasının insanlarda çevresel krizlerin çözüldüğüne dair yanlış bir izlenime kapıldığını savunan “Basit Şeyler Dünyayı Kurtarmayacak” kitabını yazdı. 90’ların ortalarına geldiğinde Javna kitabını baskıdan aldı ve ailesiyle birlikte kırsal bir yer olan Oregon’a taşındı.

“Ormanlar hâlâ kesilirken ne önemi vardı ki kağıdı geri dönüştürmemin? Havada cıva vardı ve her gün okyanusa tonlarca atık atıldı. Çöplere her baktığımda ve bir yığın alüminyum kutu gördüğümde vazgeçmiş gibi hissettim.”

2006‘da Javna’nın 13 yaşındaki kızı Sophie, ailesinin neden eskisi gibi kompost yapmadığını sordu. Bu şeylerle yeniden ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Zaman zaman Sophie ve Javna evlerinin arkasındaki patikada yürürken hayat, geri dönüşüm ve çiftçi pazarları hakkında konuşurlardı. Babasıyla yaptığı konuşmalarda, uzun zamandır ölmüş olan kitabını çocuklarıyla işbirliği içinde yeni bir odaklamayla yeniden yazması için onu harekete geçirdi. 2008′de revize ettiği kitabın girişinde; “Dünyayı daha iyi hale getirmeye çalışmalıydım. Çünkü oğlumu ve kızımı seviyorum. Bu gezegeni seviyorum.” diye yazdı. Bireylerin gezegenin çevre sorunlarını çözmesine yardımcı olabileceği fikri, 20 milyon Amerikalı’nın olaylara katıldığı 1970’lerdeki Amerikan ruhunun bir parçası haline getirdi. Bunu izleyen on yıl çevre yönetmeliklerinin yanı sıra, Temiz Su Yasası ve Nesli Tehlike Altındaki Türler Yasası’nın kuruluşuna zemin hazırladı.


Amerikalı oy kullanabilen tüketiciler, kendilerini nasıl düşündükleri konusunda ve dünyayı kurtarmak için bir dizi değişime neden oldu. Odak, kolektif eylemden tüketici eylemine geçti. İşletmeleri daha sürdürülebilir olmaya itmek ve daha yeşil bir yaşam tarzı yaşamak konusunda kurumların tek başına çevresel sorunları çözemediklerini, ancak milyonlarca insanın harekete geçebileceğini yazdı. Doğal Kaynaklar Savunma Konseyi’nden orijinal 50 Basit Şey girişinde; “Çöpleriniz, verimsiz araba kullanımınız, bir başkasının su kullanımı, hepsi gezegeni bugünün ve yarının çocukları için daha az yaşanabilir kılıyor. Ancak unutmayın ki sorunun kökü olduğu kadar, çözümünün de doğuşuyuz. Kurumlar değişene kadar bu sorunların hiçbirini çözmeyeceğiz.

Javnas 2008’de 50 Basit Şey‘i yeniden yazmayı bitirdikten sonra odağını yemek sistemine çevirdi ve Ashland Yemek Projesi adını verdiği girişimini hayata geçirdi. Bu girişimde evlerinde artan veya paylaşmak istedikleri yiyecekleri kapılarının önüne bırakıyor, proje görevlileri mahalle mahalle dolaşıp özel yeşil çantalar içerisindeki her türlü yiyeceği yemek bankasına teslim ediyordu. Yiyecek bankası üzerinden ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan bu paketlerin merkezindeki projenin fikri, basit ve bireysel adımların biraraya geldiğinde ne denli etkileyici olduğunu göstemekti. Javna projeyi; “Birinin kendi başına bir şey yapma dürtüsünü alıp, diğer insanların kendi başına yapma dürtüsü ile birleştiriyorsunuz ve her birinin daha büyük bir etki yaratmada rol oynamasını mümkün kılan bir sistem tasarlıyorsunuz” sözleriyle açıklıyor.


Bugün pek çok iklim aktivisti ekonomi ve siyasi sistemin tamamen yenilenmesini talep ederken, iklim krizine kişisel katkılarıyla mücadeleye devam ediyorlar. Özel hava yolculuğunun olmadığı, menünün tamamen vegan olduğu ve bardak suların plastik şişelerin yerini aldığı bu yılki Altın Küre ve BAFTA Ödülleri‘nde ünlülerden bireysel farkındalık konuşmaları da ses getirdi. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanan Joaquin Phoenix kendi hayatımızda değişiklikler ve fedakarlıklar yapmalıyız diyerek bireysel çabanın önemine vurgu yaptı. Bizde LessTR olarak bireysel çabalarımızın bizi bu konuda üst noktaya taşıyacak, birleştirici bir farkındalık yaratacağını düşünüyoruz. Uygulaması basit ve önemli şeyleri birlikte keşfedelim.