Tüm enerji ihtiyaçları tavanına güneş panelleri entegre edilmiş bir konteynerden sağlanan elektrikli motosiklet modelleri, bu girişimle birlikte sürdürülebilir turizme destek konusunda güzel bir örnek olacak.

Elektrik gücünün artık ulaşım alanının her alanına nüfuz ettiğini görebiliyoruz. Otomobil dünyasında son 5 yıl içerisinde inanılmaz bir ivme kazanan etmen, bisiklet ve motosikletler için de lineer bir artış içerisinde. Şehir içi ulaşımda hayat kurtarıcı nitelik kazanan ve Koronavirüs süreciyle birlikte iyice kullanım oranı artan elektrikli araçların yeni girişimlere ilham olması da bizim beklediğimiz süreçlerden birisiydi. Nitekim Yeni Zelanda merkezli olarak hayata geçen Motubikes da bu bağlamda radarımıza takılan son isimler arasında. Elektrikli motosikletleri şehir dışında taşıyarak doğanın içerisinde kaçma aracı olarak kullanma fikri üzerine hayata geçen girişim, aynı zamanda ekoturizme de destek veriyor.

1/2

Elektrikli motosiklet modelleri bölge arazisine uygun tercih ediliyor

Ülkenin kuzeyinde yer alan “Büyük Set Adası”nda hizmet verecek Motubikes, turistlere sürdürülebilir bir turizm deneyimi vadediyor. Motosikletlerin sessiz yapıları sayesinde doğanın kendine has ahengini bozmadan gezilebilecek olan bölgede, ihtiyaç duyulan elektrik de güneş enerjisinden elde ediliyor. Ekibin motosikletleri şarj etmek ve işleyişi sürdürmek için bir konteyner kullanması da dikkat çeken adımlar arasında. Konteynerin çatısında 16 adet güneş panelinin konumlandırıldığını da parantez içerisinde vermeden geçmeyelim.

İlginizi Çekebilir  Örnek niteliğinde; Ekoturizm felsefesine destek veren elektrikli motosiklet kiralama girişimi
”]

Markanın şu anda UBCO imzalı 9 adet motosiklet filosu bulunuyor. Arazi sürüş dinamiklerini destekleyen bu modellerin bölgenin dinamiklerine kolaylıkla cevap verdiğini görüyoruz. Bölgenin doğal zenginliklerinin yanında organik yetiştiricilerin de keşif merkezi olma potansiyeli olduğuna dikkat çekiliyor. Biz de en kısa sürede Türkiye’de benzer projelerin hayata geçirilmesini diliyoruz.