Son dönemde çok daha önem arz eden ekoturizm, çevreyi koruyan ve doğal alanlara yapılan noktalarıyla mercek altında.

Basit bir ifadeyle, ekoturizmin anlamı, varılacak hedefin hem ekolojisi hem de ekonomisi üzerinde olumlu etki yapan seyahattir. Oxford İngilizce Sözlüğü‘ne göre “ekotur” kelimesi ilk olarak 1973’te, ardından 1982’de “ekoturizm” olarak kaydedildi. Sürdürülebilir seyahati çevreleyen karışıklığın bir kısmı, sektörde kullanılan adların çokluğudur. Daha yakın zamandaki endüstri terimleri arasında sürdürülebilir turizm, yeşil turizm, doğa turizmi, sorumlu turizm, etik turizm, dikkatli seyahat, bilinçli seyahat, yoksul yanlısı turizm ve diğerleri yer almaktadır. 2017‘yi Uluslararası Kalkınma için Sürdürülebilir Turizm Yılı olarak belirleyen Birleşmiş Milletler ile, ekoturizmin ne olduğu ve seyahatin geleceği için neden önemli olduğu konusunda önemli detaylar verildi.

Ekoturizmin faydaları

Dünyanın birçok noktasında, görmeye değer birçok yeri keşfetmek için yola çıkan, milyonlarca insanla paylaşan “sorumlu” gezginler var. Bizler de bunu çevremize yayarak geleceği kontrol altında tutmakta yükümlüyüz. Çünkü herbirimiz ister yurtdışı ister yurtiçi olsun, doğa-tarih-manzara gibi farklı noktalara temas etmek istiyoruz. Peki yolculuk boyunca gezimizin ne tür etkileri doğurabileceğini hiç düşündük mü? Bu sadece gittiğimiz bölgenin doğasını, vahşi yaşamını korumak değil aynı zamanda bölgedeki yerel halkın da ekonomisine katkıda bulunarak refahına olumlu bir etki yaparak gerçekleştirilebilir. Ekoturzim; doğa, vahşi yaşam ve yerel halkla daha yakın kişisel ilişkiler geliştirmemize izin veren ve sonuçlarını hayal bile edemeyeceğimiz dönüştürücü deneyimler sunabilir. İnanıyorum ki, bu tür bir seyahat deneyimine sahip olduğunuzda, bir daha asla geleneksel şekilde seyahat etmek istemeyeceksiniz.


Toplulukların turizm yönetimine dahil edilmesi, yerel olarak daha fazla gelir elde edilmesini sağlayarak onları güçlendirir. Ekoturizm ayrıca yerli halklara geçmişten miras halan gelenek ve kültürü koruma fırsatı sunuyor. Bu tür düzgün yönetildiğinde, yerel halka ciddi bir alternatif gelir akışları sunabilecek potansiyele sahip. Doğa rezervleri ve milli parklar, ormansızlaşma ve kirliliğin önlenmesine yardımcı olurken aynı zamanda endemik türlerin yaşam alanlarını da korur. Daha bilinçli bir gezgin oluşumu için natüralist rehberler, gezginlerin bozulmamış bir ekosistemin değerini anlamalarına ve onlara korumanın önemini öğretmelerine yardımcı olur.