Günümüzde küresel sera gazı emisyonlarında çarpıcı düşüşlere tanık olsak bile, 2050 yılına kadar okyanuslar ısınmaya devam edecek.

Yeni bir uluslararası araştırmada, okyanusların iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğini “iklim değişim hız eğrisini” kullanılarak analiz edildi. Araştırmacılar, son 50 yılda okyanustaki iklim değişim hızını hesapladı ve bir dizi iklim modelini kullanarak 2100 yılına kadar sürecin nasıl değişeceğini tahmin etti. Çalışma, dört okyanus derinliği bölgesinde iklim hızını karşılaştırmış ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle hangi biyoçeşitliliğin en fazla değiştiğini ortaya koyuyor. İklim değişimi hız eğrisi, yüzey üzerinde derin okyanus ortamına göre iki kat daha hızlı görülüyor. Bununla birlikte, 2100’e kadar, emisyonları önemli ölçüde azaltmak için radikal adımlar atılmazsa, ısı daha da derinlere de nüfuz edecek.

okyanuslar

Okyanuslar küresel sıcaklıklardaki artıştan en dip noktasına kadar etkilenebilir

Queensland Üniversitesi‘nde çalışmaya liderlik eden Isaac Brito-Morales, 200 metre ve 1000 metre derinlikte, araştırmacıların iklim değişim hız eğrisinin mevcut oranın 11 katına çıktığını keşfettiğini söyledi. Morales; “İklim değişim hızı sadece okyanusun farklı derinliklerinde farklı hızlarda değil, aynı zamanda korunan alanlar için de büyük zorluklar yaratan farklı yönlerde hareket ediyor.” ifadeleriyle süreci anlatıyor.

İlginizi Çekebilir  Küresel ısınma etkisi; Uzmanlar Büyük Mercan Set Resifi için uyarıda bulundu

Uzman araştırmacı Profesör Anthony Richardson ise şunları söyledi: “Okyanusların muazzam büyüklüğü ve derinliği nedeniyle, yüzeyde emilen ısınma daha derin sulara karışacak. Bu, derin okyanustaki deniz yaşamının, yüzyılın sonuna kadar artan tehditlerle karşı karşıya kalacağı anlamına geliyor. İklim değişikliği ile mücadele ederken, deniz yatağı madenciliği ve derin deniz balıkçılığı gibi çalışmaların da sıkı bir şekilde kontrol edilmesi gerekiyor. Artık öyle bir noktadayız ki şimdi ne yaparsak yapalım, okyanus ısınma sürecinin önünü belli bir oranda alamayacağız.” Araştırmacılar emisyonları azaltmak için agresif adımlar atmanın hayati olduğunu ısrarla vurgulamaya devam ediyor.