İklim değişikliği ile birlikte ortaya çıkan bir tanım olan iklim adaleti, küresel dünyanın birbirine olan etkisini çok net bir şekilde ortaya koyuyor.

Dünyanın her yerinde birçok topluluk iklim değişikliğinin etkilerini hissediyor ve görüyor. Özellikle son 10 yıl dünyanın küresel sıcaklığının arttığı en sıcak 10 yıl olarak kayıtlara geçerken ABD‘nin kıyaya yakın olan bölgeleri kasırgalara maruz kaldı. Endonezya birkaç ay önce uzun yıllar sonra tarhinin rekor seviyelerde yağışlarıyla boğuşurken diğer yandan Avustralya‘da dev yangınlarla karşı karşıya kaldı. Tabi bu felaketin uzaktan görülebilen yüzü. Bunlarla birlikte gelecek yıllarda su kaynaklarının yetersizliği, ve gelişmemiş toplumlarda yetersiz gıda ile baş göstermesi ön görülen sağlık sorunları toplumların yaşamlarını tehdit edecek. Bu noktada da iklim adaleti kavramı tartışılması gerekiyor.

İlginizi Çekebilir  Deniz kestanelerinin fosillerinden ilham alınarak tasarlanan jeoloji parkı

Fosil yakıtlarla çalışan moderliğin en zengin ülkere eşit olmayan bir şekilde fayda sağlarken, çevreyi kirletiyor madalyonun diğer tarafındaki yoksul ve gelişmekte olan ülker ise bundan bir fayda sağlayamazken atmosfere yapılan kirlilikten üzerine düşeni alıyor. İklim değişikliği ile de bu eşitsizlik gelişmemiş ülkeri daha çok baskılıyor.

İklim adaleti kendi içerisinde iklim adaletsizliğini de tanımlıyor

İklim adaleti iklim değişikliğini ele alırken aynı zamanda eşitlik ve insan haklarının korunması noktasında önemlidir. İnsanlığın karşı karşıya olduğu iklim sorunlarının ölçeği küçümsenemez. 50 yıl içinde, aşırı hava olaylarının sayısı dört kat arttı.
Fosil yakıtlara olan bağımlılığımızın etkileri, aşırı hava sıcaklığı, kaybolan biyoçeşitlilik, doğal kaynakların tükenmesi, bir acil durum ortamını yarattı.

İlginizi Çekebilir  Hayvanlar için sürdürülebilirlik; Türk markadan, örnek geri dönüşüm kampanyası

Zengin, sanayileşmiş ülkeler diğer ülkelere göre iklim krizinden tarihsel, yasal ve ahlaki olarak nispeten daha sorumludur. Gelişmemiş ülkerlerin iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaları için yeterli finansman ve teknoloji desteğini sağlamak zorundadır. Bu tarz ülkeler karbon emisyonları dengeleme yoluna giderek, çevre dostu teknolojilere yatırım yaparak veya karbon salınımını azaltmak için vergi politikalarını uygulayarak iklim adaletinin sağlanabildiği bir ortam için politik adımlar atmalıdır. Özellikle enerji sektörü iklim değişikliğine neden olan salınımlardan büyük ölçüde sorumludur. Belki de iklim adaletini sağlamak için gerekli ilk adım buradan atılmalı.

fotoğraf kaynağı