Araştırma verileri, karbon emisyonlarının iklimi düşünülenden çok olumsuz etkilediğini bulut incelemeleri üzerinden gösteriyor.

Yapılan son araştırmalardan sonra küresel ısınma ile ilgili senaryoların revize edilmesinin gerekliliği ortaya çıktı. Bunun da ancak bulutların etkisinin tam olarak anlaşılmasıyla olacağına dikkat çekiliyor. Gelecek yıl yayınlanacak olan Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli tarafından yürütülen değerlendirme için 20‘den fazla kurumun araştırma sonuçları derleniyor. 2014‘teki son değerlendirmeyle karşılaştırıldığında bunların yüzde 25‘i iklim duyarlılığında 3 dereceden 5 dereceye keskin bir artış gösterdi. Yani bu da sanayi öncesi toplum döneminde ortaya çıkan verilerin yaklaşık iki katından daha fazla gezegene zarar vermesi demek oluyor.

İklim hassasiyeti beklenenin üzerinde seyrediyor

Süreçle ilgili açıklamalarda bulunan Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsü Müdürü Johan Rockström; “İklim hassasiyeti terimi iklim biliminin merkez maddesi konumunda ve riskin en önemli göstergesi. Bu değer 40 yıldır 3 civarındaydı. Şimdi ise, son teknoloji bilgisayarlarda büyük modellemelerde düşündüğümüzden daha kötü olabileceğini gösteren bir şeyler görmeye başlıyoruz. Küresel ısınma ile ilgili ön görülebilen en kötü senaryoların gerçekleşmemesi için insan eylemlerinin etki alanlarını sınırlandırmak gererekliliği doğuyor. Oysa iklim duyarlılığı değerlerinin 5 derecenin üzerinde seyrettiği gerçeğiyle karşılaşıyoruz.Paris İklim Anlaşması‘nda hedeflenen amaç küresel ısınmanın 2 derece altında sabitleyebilmek hatta olabilirse 1.5 derece altında olmasını sağlamak. Ancak Johan Rockström’ün açıklamalarına baktığımızda 1.5 dereceye yumuşak bir düşüş için yeterli zamanın belkide olmayacağını görüyoruz.

Birleşik Krallık Meteoroloji Servisi Met Office ve dünyanın önde gelen iklim aratırma organları tarafından sürecin 5 dereceyi aştığı en kötü senaryolar modellendi. Buna göre, Oxford Üniversitesi‘nde iklim fiziği profesörü ve Met Office’in danışma kurulu üyesi Timothy Palmer, iklim hassasiyetinin 5 dereceyi aştığı gerçeği başlangıçta bilim adamlarını tedirgin ettiğini söyledi. Palmer; “Veriler önceki tahminlerin çok dışındaydı. İnsanlar kodda bir hata olup olmadığını sordu. Ancak verilerde bulutlardaki değişim süreci modellemeye yansıtıldı.”

İlginizi Çekebilir  İklim Adaleti Nedir? [Keşfet]

Bulutların iklim hassasiyetindeki rolü akademik alanlarda yıllarca bir tartışma konusu oldu. Bunun en büyük sebeplerinden birisi irtifa ve ortamlara bağlı olarak ölçülmesinin zorluğu olarak görülüyor. Önceki Hükûmetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporları, bulutların ısınma ve soğuma geri bildirimlerinin nötr bir etkisi olacağını varsayma eğilimindeydi. Ancak son bir buçuk yıl içinde, bulutların ısınmayı daha fazla etkilediğini net birşekilde ortaya koyan kanıtlar olduğunu görüyoruz.

Palmer şu şekilde devam etti; “Bulutlar insanlığın kaderini belirleyecek. İklimin varoluşsal bir tehdit mi yoksa birlikte yaşamayı öğreneceğimiz bir sorun mu olduğunu göreceğiz. En yeni veri modelleri işlerin daha da kötüye gideceğini öne sürüyor. İçerisinde bulunduğumuz durum gerçekten çok önemli. Hükümetlere ve insanlara mesajım, bu yüksek iklim hassasiyetini ciddiye almanız gerektiği yönünde olacak. Emisyonları olabildiğince çabuk azaltmak zorundayız.” Araştırmacılar bulutların ve aerosollerin rolünü tam olarak anlamak için daha fazla çalışmaya ve veriye ihtiyaç olduğunu ifade ediyor.