Yeni bir çalışma, gezegenin tüm ormanlarının iklim değişikliği ve yangınların neden olduğu etkilerin sonucunda farklı şekilde dönüştüğünü ortaya koydu.

Ne yazık ki, insan kaynaklı iklim değişikliği sayesinde dünyada bulunan birçok orman her geçen gün olumsuz yönde değişikliğe uğruyor. Gezegenimizin kara kütlelerinin üçte birinden biraz fazlasını kaplayan ormanlar, küresel ekosisteminin hayati bir parçasını oluşturuyor. Ayrıca atmosferdeki karbondioksiti azaltırken kirli havayı da temizliyor. Her geçen gün giderek artan insan kaynaklı iklim değişikliği, orman yangınları veya yasal yada yasal olmayan ağaç kesimleri dünyadaki ormanların gelişimini kötü yönde etkilediğini görüyoruz. Yeni bir küresel çalışma uydu gözlemlerini kullanarak bu yıkıcı etkilerin küresel bazda ormanlar üzerindeki etkisini inceledi.

İklim değişikliği ve stresin ormanlara etkisi

Araştırmacılar dünyada yer alan ormanların bir asır öncesine göre, daha kısa olduğunu ve bu değişikliğin de insan kaynaklı olduğunu keşfettiler. Sağlıklı bir ormanın nasıl parçalandığını belirleyen üç koşulu ele alarak incelemeye başladılar. İlk olarak bir gün ağaç olacak fidelerin karakteristikleri, ikinci olarak biyokütlesel anlamda büyümeleri ve sonuncu olarak hücresel metabolizmalarını çoğaltma yeteneklerindeki kayıplarına baktılar.
Sağlıklı ve eski bir ormanda, bu özellikler birbirini dengeliyorken süreç ilerledikçe bir dizi faktör bu dengeyi kelimenin tam manasıyla ciddi şekilde baltaladı diyebiliriz. Örneğin; yükselen sıcaklıklar ağaçların ve bitkilerin fotosentez yapmasını çok daha zorlaştırıyor. Bu, sadece ağaçları öldürmekle kalmazken, aynı zamanda yenilenmelerini ve büyümelerini de yavaşlatıyor. Bu da bugün gördüğümüz ormanların bir zamanlar olduğu kadar uzun olmamalarını açıklıyor.

İlginizi Çekebilir  Amazon yağmur ormanları halkları kültürlerini teknolojiyle koruyor

Stres faktörü aslında sadece insanlara özgü yaşanan bir durum değil. Tıpkı insanlar gibi birçok hayvan ve bitkiler de bu faktörün olumsuzluklarından nasipleniyor. Özellikle uzun süreli yüksek sıcaklıklar, ağaçları büyük bir stres altına sokuyor. Sıcaklıklarla birlikte gelen kuralık, ormanları zarar veren böceklere, hastalıklara ve yangınlara karşı daha duyarlı hale getiriyor. Biraz daha geçmişe gidecek olursak mesela sanayi devriminin başlangıcından bu yana atmosferdeki karbondioksit miktarı önemli miktarda yükseldi. O zamanlarda atmosfere salınan karbondioksit gazı ormanların büyümesine ve yükselmesine yardımcı olduğu belirtilsede günümüzde tam tersini görüyoruz. Orman yangınları, istilacı mantarlar veya parazit sarmaşıklar ormanlar için de ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Ayrıca, iklim değişikliğinin başlamasıyla yangınların yaygınlığı daha da kötüleşti. En yakın örneği geçtiğimiz yıl başlayıp aylarca kontrol altına alınamayan ve birçok canlının yok olmasına neden olan Avustralya yangınları. Tüm bu sebepler doğrudan ormanların insan eylemleriyle mücadele etmesi gerektiğini gösteriyor. Çalışma verileri, kuraklık, yükselen sıcaklıklar, orman tahribatı ve böcek saldırıları gibi listelenen faktörlerin çoğunun yaşlı ağaçların genç ağaçlardan daha çabuk etkilediğini gösterdi. Büyük resmi gördüğümüzdeyse ne yazık ki gezegenimizin ormanlarının devam eden bu dönüşümü biyolojik çeşitlilik kaybını da devamında getirecektir. Çünkü habitat değişiklikleri, ormanlık alanlarda yaşayan hayvanlar için de hayatı daha zor hale getiriyor.