Uydu görüntülerinde soyu tehdit altındaki İmparator Penguenleri yeni kolonilerine ait yeni üreme alanları ortaya çıktı.

Her geçen yıl daha çok artan küresel sıcaklıklar birçok canlı türünün yaşamını da tehdit ediyor. Antarktika’daki buzulların erimesi, birçok canlının yiyecek bulmasını ve yaşamasını zorlaştırarak doğal ortamlarını terk etmesine neden oluyor. Normal şartlarda buzul üstünde yaşamlarını sürdüren penguenler çamurda yaşam savaşı veriyor. Avlanmalarını ve hayatta kalmalarını olumsuz etkileyen bu gelişmenin ardından Güney Kutbu’na ait uydu görüntülerinde İmparator Penguenleri’nin yeni üreme alanlarına rastlandı.

1/3

Deniz buzundaki kayıplar İmparator Penguenleri için tehdit

Deniz buzu üzerinde tespit edilen penguen dışkılarına bakılarak bulunan alanlar İmparator Penguenlerinin nüfusunun tahmin edilenden yüzde 5-10 daha fazla olabileceği belirtiliyor. Bu da Antarktika’da şu anda 278 bin 500 üreme yaşında penguen olabileceği anlamına geliyor. Artan küresel sıcaklıklarla eriyen buzullar bu canlı türlerinin yaşam alanını giderek daraltıyor.

Ancak bu uydu bulguları türün geleceği ile ilgili umut vadediyor. Britanya Antarktika Araştırmaları Kurumu (BAS), bu yeni penguen kolonilerini Avrupa Birliği’ne ait Sentinel-2 uydusunu kullanarak tespit etti. Baktığımızda Antarktika’da daha önce varlığından haberdar olunmayan 8 yeni penguen üreme alanını Sentinel-2 uydusunun kızıl ötesi görüntüleri ortaya çıkardı. Ayrıca bu görüntülerle daha önce varlıklarından şüphelenilen üç alanın daha kullanıldığını da kanıtladı.

Bu şekilde sayısı 11’e ulaşan yeni üreme alanlarına 50’den 61’e kadar numara verildi. Yeni alanlardan ikisi Antarktika Yarıdaması bölgesinde, üçü kıtanın batısında ve altısı da doğuda yer alıyor. Keşfedilen yeni üreme alanlarının tümü diğer bilinen kolonilerin arasında. İmparator Penguen gruplarının diğer gruplarla aralarına en az 100 kilometre mesafe koymaya dikkat ediyor. Bu özel türün yeni bulunan alanlarda da bu mesafeyi koruduğunu görüyoruz. Dünya üzerindeki tüm penguenlerin toplam nüfuslarını tek tek sayarak öğrenmek mümkün değil. Ancak araştırmacılar kolonilerin büyüklüğünü, her bir grubun büyüklüğüne bakarak tahmin edebiliyor.

İlginizi Çekebilir  Buz yerine çamur; Antarktika penguenleri küresel ısınma nedeniyle zor durumda [Video]

Britanya Antarktika Araştırmaları’ndan Dr Peter Fretwell; “Bu çok iyi bir haber çünkü düşündüğümüzden daha çok penguen olduğu anlaşılıyor” dedi ve ekledi; “Fakat bazı kaygı verici yanları da var. Yeni keşfedilen alanlardan hiç biri Weddel Denizi ya da Ross Denizi’ndeki gibi istikrarlı deniz buzu üzerinde değil. Daha kuzeyde, daha hassas, deniz buzu kaybının daha muhtemel olduğu alanlarda.”

İmparator penguenlerinin üremeyi sürdürebilmesi “hızlı buz” olarak tabir edilen buz türünün varlığına bağlı. Bu da kıtanın kıyılarına ya da buz dağlarına yapışan deniz buzu anlamına geliyor. Bu önemli türün devamlılığını sağlayabilmesi için deniz buzunun alçak ve düz olması gerekiyor. Çünkü penguenlerin yumurtlaması, kuluçkaya yatması ve yavrularını 1 yaşına gelinceye kadar koruyup büyütebilmeleri için aradıkları ideal şartları deniz buzu sağlıyor. Ancak buzun üreme alanı olarak kullanılabilmesi için erimeden 8-9 ay aynı şekilde kalması gerekiyor.

İlginizi Çekebilir  Kuzey Kutbu kayıpları Kutup Ayıları'nı şehirlere itiyor

Eğer geç oluşur ya da erken erirse genç penguenler daha hazır olmadan, su geçirmez tüyleri çıkmadan denize inmeye mecbur kalabilİyor ve yaşamlarını sürdüremiyor.Antarktika’nın yaz mevsimi olan Ocak ve Şubat aylarında yetişkinler de kış tüylerini döküyor. Onlar da buzun erken erimesi halinde daha kış tüyleri çıkmadan suya inmek zorunda kalabiliyor. Paris İklim Anlaşması’nın öngördüğü en iyi senaryoya göre , dünya ikliminin sanayi öncesi dönemine göre 1,5 derece yükseleceği göz önüne alındığında bile uzmanlar penguenlerin sayısının üç kuşak içinde en az üçte bir azalacağı tahmininde bulunuyor.

Buna bağlı olarak araştırmacılar geçen yıl İmparator Penguenlerinin soyu tehdit altındaki türler listelerindeki yerinin değiştirilmesi çağrısında bulundular. Şu anda imparatorlar, gezegenimizde soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya canlı türlerini izleyen Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin “tehdit altında olmaya yakın türler” listesinde yer alırken, verilen önergeyle bu türün “Kırılgan” kategorisine alınması da istendi.