Son yıllarda hava kirliliğine bağlı olarak gelişen hastalıklar ve ani ölümler birçok ülke gibi İngiltere’de yaşayan insanlar için de risk oluşturuyor.

Yeni yılla birlikte çevreci ulaşım konusundaki uygulamalarla gündeme gelen İngiltere, hava kirliliğinin alarm verdiği bölgeler arasında. Yapılan son araştırma Birleşik Krallık’ta kasaba veya şehir yaşamını gözetmeksizin risklerin hangi seviyeye geldiğini ortaya koyuyor. Son rakamlara göre bölgedeki insanların, hava kirliliğinden dolayı ölüm riskinin araba kazalarından gerçekleşen ölümlere göre 25 kat daha fazla arttırdığını gösteriyor. Özellikle güneyde yaşayan kesim ise çok daha fazla risk altında. Ülkede faaliyet gösteren kuruluşlar ise, Birleşik Krallık Hükümeti’ne daha katı kurallar getirmesi konusunda uyarıyor.

Hava kirliliği insan hayatını doğrudan etkiliyor

Aslında konuyla ilgili açıklamaların hemen her noktasında gelinen noktanın kritikliğini anlayabiliyoruz. İngiliz Akciğer Vakfı’ndan Zak Bond; “İngiltere’deki kasaba ve şehirlerde gerçekleşen 19 ölümün birden fazlasının hava kirliliğiyle ilişkilendirilebiliriz. Gelinen nokta gelişmekte olan çocukların akciğerlerinde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakabilecek seviyede.” ifadeleriyle durumu özetliyor.

Şehirler Merkezi CEO’su Andrew Carter: Politikacılar genellikle hava kirliliği hakkında sert konuşuyorlar, ancak daha fazla eylem görmemiz gerekiyor. Şehirler zehirli havaya karşı mücadelenin merkezinde olmalı. İnsanları şehir merkezlerinden göndermek ve odun sobalarını yasaklamak gibi katı adımlar atılmalı.

İskoçya’da ve İngiltere’nin kuzeyinde bulunan bazı şehirler ise nispeten daha az riske sahip. Ancak ülke çapındaki yolların yüzde 60’ından fazlası seviyelerinden ötürü Dünya Sağlık Örgütü (WHO) önergelerini aşıyor. Bu seviye de doğrudan akciğerlerle birlikte kana da karışabilecek zehirli ince partiküller ile karşı karşıya olunduğunun göstergesi. İleriki süreçte solunum yetersizliği ve kalp rahatsızlıklarına sebep olabilen kirlilikle ilgili artık herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.