Jaco Roeloffs isimli bir tasarımcı tarafından hayata geçirilen proje, okyanus ve çevre kirliliği gibi gerçekleri sanatsal şekilde yüzümüze çarpıyor.

Küresel iklim değişikliği gibi konular bazı cepheler tarafından ciddi boyutlara geliş süreci üzerinden çokça gündeme getiriliyor. Hatırı sayılır oranda bilimsel çalışmanın da var olduğu bu denklem bazı yöneticiler içinse “abartı” olarak nitelendirilebiliyor. Her yıl düzenlenen iklim zirvelerinde bunun örneklerini görebiliyoruz. Öyle ki hala iklim ve çevre gibi konularda önümüzde duran sonuçları göstermek için farkındalık çalışmaları yapmak zorundayız. Superegg projesi de bunun çevre kirliliği ve tüketim toplumu ilişlisine vurgu yapan son örneklerinden birisi olarak radarımıza takıldı.

1/3

İlginizi Çekebilir  Tüketimde çevre dostu döngü; Kahve telveleriyle biyobozunur madde üretimi

Çevre kirliliği ile tüketim arasındaki ilişki doğru yönetim sürecine muhtaç

Proje aslında atıkların bile bir sanatsal değere dönüştürülebileceğinin de kanıtı. Jaco Roeloffs isimli bir tasarımcı tarafından hayata geçirilen projede kullanılan tek kullanımlık Nespresso kapsüllerinin tamamının denizden ve çevresel noktalardan toplanılarak bir araya getirildiğini görüyoruz. Tüm parçaların bir araya getirilmesiyle birlikte ise toplamda 3.000 adetlik kapsülü üzerinde barındıran yaklaşık 2 metrelik dev bir yumurta tasarımı ortaya çıkıyor. Kapitalist düzendeki tek ve hızlı kullanım odaklı yaşayış biçiminin ortaya çıkarttığı problemlere de dikkat çeken proje, doğru yönetim sürecinin atıkları her zaman daha anlamlı bir şeye dönüştürebileceğimizi hatırlıyor. Projenin “A’ Design Award” tasarım ödüllerinde 2020 yılının en iyileri arasında seçildiğini de belirtmeden geçmeyelim.