Günümüz dünyasında bilinmesi gereken karbon ayak izi, önümüzdeki süreçte daha çok duyacağımız terimlerden.

Neredeyse hergün, özellikle son zamanlarda daha çok duymaya başladık karbon ayak izini. Ama pek çoğumuz anlamsal olarak belkide yanlış biliyor yada tam olarak olayın ciddiyetinin henüz farkında değil. İklim değişikliği hakkında konuşurken ayak izi, bir şeyin sahip olduğu toplam etki için bir metafordur. Küresel ısınmaya katkıda bulunan tüm sera gazları ( karbondioksit, metan vb.) için kısayol olarak karbon ayak izi olarak belirtiliyor. Dolayısıyla yapılan bir aktivite, kullanılan bir eşya, sahip olunan yaşam tarzları, bir şirket veya bir ülke karbon salınımına az veya çok katkıda bulunuyor.

Karbon ayak izi süreç dinamikleri

İnsan odaklı iklim değişikliği, belirli gaz türlerinin atmosfere salınmasından kaynaklanıyor. Evlerde, fabrikalarda fosil yakıt yaktığımızda salınan karbondioksit tüm sera gazlarından daha fazla paya sahiptir. Ancak tarım ve depolama alanları tarafından yayılan metan gazı kilogram başına karbondioksitten 25 kat daha güçlüdür. Azot, oksit ve diğer soğutucu gazlarıda göz ardı etmemek lazım. Sanayileşme ile birlikte ipin ucunu kaçırdığımız gerçeği var o da karbondioksit salınımının kontrolsüz ve süratli bir şekilde ilerlemesi. Dünya nüfusunun giderek artmasıyla enerji tüketiminin de paralel olarak arttığını görüyoruz.


İnsanların gün içerisinde yaptığı aktiviteler, ulaşım ihtiyacı, endüstriyel işlemler, fosil yakıt artışı, beslenme ihtiyacından doğan hayvansal gıdaların seri üretime geçmesi (et, süt, yumurta vb.) karbon ayak izine etki eden dinamikler. Bunların yanı sıra bilinçsiz bir şekilde tükettiğimiz herşey aslında direkt atık olarak kalıyor. Dolayısıyla hava kirliliğinin birçok sebebi aynı zamanda çevre kirliliği olarak da karşımıza çıkıyor. Doğal kaynaklar zarar görüyor.

Özellikle 2019 ile birlikte karbon ayak izinin sıfıra indirilebilmesi adına bazı küresel markaların tüm operasyonlarını yeniden şekillendirdiğini görüyoruz. Dünyanın en çok okunan gazetelerinden biri olan The Guardian, teknoloji devi Microsoft ve yine bir medya devi olan Sky bu alanda uzun vadeli hedeflerini açıklayanlar arasında. Yine The Guardian’ın fosil yakıt ve çevre kirliliği odaklı operasyonlar yürüten markalardan herhangi bir reklam ilanını kabul etmeyeceğini açıklaması da örnek alınması gereken politikalar arasında.