Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından yeni yılla birlikte açıklanan rakamlar, küresel ısınma gerçeğini bir kez daha korkutucu şekilde gözler önüne seriyor.

Küresel ısınma her ne kadar son birkaç yılda daha çok konuşulmaya başlansa da, etkisini dolaylı yoldan hissettirmeye başlayalı epey bir zaman oldu. Özellikle 2009 ve sonrasında dünyanın çeşitli bölgelerinden aktivistlerin dikkat çekmek adına yaptıkları eylemler, belki de sürecin kilit noktalarıydı.

2015 yılında tüm dünya ülkelerinin bir araya gelerek imzaladığı Paris İklim Anlaşması ise, gelinen noktanın ne denli kaygı verici olduğu küresel bazda kanıtladı. Ocak ayına girmemizle geride bıraktığımız 2019’un ardındansa, süreç içerisinde atılan adımların şimdilik pek bir etki yapmadığını görebiliyoruz. Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından açıklanan son veriler geride bıraktığımız 10 yılın tüm zamanların en sıcak 10 yıllık periyodu olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.

Küresel ısınma için artık net adımları atılmalı

Raporun devamına baktığımızda da tablonun iyiye gitmediğini söyleyebiliriz. Örgüte göre son 170 yılın beş yıllık serilerine bakıldığı zaman da arkada bıraktığımız beş yılın en sıcak seri olduğuna vurgu yapılıyor. 2019 yılının ise 1760 Sanayi Devrimi öncesi döneminden 1,1 derece daha sıcak olması dikkat çekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü‘nün verilerini destekleyici bir diğer rapor da NASA’dan geldi. Farklı ölçüm kaynaklarından gelen analizlerin bir araya getirilerek yapıldığı hesaplamalarda 2019 yılının 1850’den itibaren ölçülen en sıcak ikinci yıl olduğu ortaya çıkıyor. Tarihin en sıcak yılı ise El Niño hava olayının görüldüğü 2016 yılı olarak kayıtlardaki yerini koruyor. Amerika’nın çekildiği Paris Anlaşması’nın gereği olacak önlem adımları atılmaz ise hava sıcaklıkları 3 ile 5 derece arasında yükselebilir. Bu da Avustralya yangınları gibi olağanüstü felaketler için yeni bir davetiye demek.