Toplamda beş farklı kapsülden oluşan tasarım projesi, okyanuslardaki kirlilikle birlikte canlı çeşitliliği için de heyecan verici amaçlara sahip.

Çevre kirliliğinin insanlığın ulaştığı hemen her alanda görülmesi artık pek çok kişi gibi bizi de şaşırtmıyor. Geçtiğimiz günlerde buzullara kadar uzanan kirlilik problemini dünyanın en yüksek noktası olan Everest için bile gündemde görebiliyoruz. Öyle ki bu durum artık mikroplastik kirliliği gibi kendi içerisinde alt başlıklara bile bölünmüş durumda. Lucy Zakharova ve Ted Lu tarafından hayata geçirilen proje de okyanuslardaki başka bir problemi çözme amacını taşıyor; Büyük Pasifik Çöp Alanı!

1/5
İlginizi Çekebilir  Denizdeki mikro plastik kirliliğini tarayan su altı drone projesi

Plastik kirliliği ve ekosistem problemleri tasarım merkezinde

Tasarıma ilk baktığınızda sizin de aklınıza -eğer izlemişseniz- Battleship filmi gelebilir. Senaryoda yer alan uzaylıların dünyayı ziyareti sırasında orya çıkan karelerden birisi, deniz üzerindeki planlarıyla şu anda karşımızda duran tasarımla benzerlik gösteriyor. Lucy Zakharova ve Ted Lu ise bu projesi bir gezegeni istila etmek için değil, kurtarmak için hayata geçiriyor. Toplamda beş farklı kapsülden oluşan proje okyanus kirliliği krizini hafifletmek ve türleriyle insan etkileşimini kökten yeniden yapılandırma görevini üstleniyor.

İlginizi Çekebilir  Yeni bulgular ; Okyanuslardaki resiflerde bulunan midyelerin plastiği tutma eğilimi

Proje okyanuslarda sürekli hareket edebilen bir yapıyı beraberinde getiriyor. Sürekli uluslararası sularda veri toplama görevini de görmesi düşünülen tasarım, plastik kirliliği yeniden yapılandırarak maviliklerde bir detoks etkisi yaratma amacında. Aslında aynı zamanda yüzen bir araştırma tesisine baktığımız söyleyebiliriz. Programın diğer bölümleri, nesli tükenmekte olan deniz türlerini ve ekosistemlerini korumaya yönelik. İklim değişikliği nedediyle doğal yaşam alanlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olan türler ve bitkisel türler de çalışmaların odağında olacak. Somut olarak ortaya çıkarılma sürecindeki çizgilerinde deniz canlılarından esinlenildiğini de gördüğümüz bu etkileyici ve fütüristik çalışmanın hayata geçirilip geçilmeyeceğini önümüzdeki yıllarda göreceğiz.