Leeds Üniversitesi’nden 17 küresel uzmandan oluşan bir ekip, plastik kirliliği sürecinin ne denli kritik noktalarda olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Dünyamıza en az küresel ısınma kadar tehdit oluşturan problemlerin başında plastik kirliliği var. Son yıllarda konuyla ilgili nispeten farkındalık odaklı olumlu gelişmeler yaşansa da, tüketicilerin kullanım alışkanlıklarını kapsamlı bir şekilde değiştirdiğini söylemek pek mümkün değil. Nitekim birçok endüstri devinin, tüketicilerin tercihleri sebebiyle plastik şişe ve ambalaj kullanımına devam edileceği üzerine açıklamalarına bile şahit olduk.

Hal böyle olunca, üretiminin katlanarak artmaya devam etmesi ile plastik kirliliğiyle ilgili sorunumuz yavaşlama belirtisi göstermiyor. Kullanım sonrası ortaya atıkların sürecini haritalayan yeni çalışma, durumun ne kadar ciddi olduğunun somut kanıtı niteliğinde. Araştırmacılar, bu konuda radikal adımlar atılmadığı sürece 2040 yılına kadar 1,3 milyar ton plastiğin karaya ve okyanuslara yansıyacağını öngörüyor.

Plastik kirliliği için hızlı ve kapsamlı adımlar atılmalı

Kaynaklara yansıyan verilere baktığımızda, diş fırçalarından alışveriş torbalarına kadar pek çok üründe kullanılmak üzere, her yıl dünya çapında yaklaşık 300 milyon ton plastik üretiliyor. Bu vahim tablonun daha da üzücü kısmıysa, üretilen bu parçaların sadece yüzde 10’unun geri dönüştürülüyor olması. Aslında tablo dolaylı olarak 270 milyon ton plastiğin her yıl okyanuslarda veya karada bir problem haline dönüştüğünü gösteriyor. Bazı uzmanlar plastik üretimimizin her 11 yılda bir iki katına çıkmasını bekliyor.

İlginizi Çekebilir  Okyanuslardaki plastik kirliliği için çözüm üretmeyi amaçlayan fütüristik proje

İngiltere’de yer alan Leeds Üniversitesi‘nden Costas Velis liderliğindeki 17 küresel uzmandan oluşan bir ekip, tüm bu plastik atıkların doğru bir şekilde değerlendirilmediğinde nasıl bir tabloyla karşılaşabileceğimize dair bilgisayar modeli oluşturdu. Bu modelde, üretilen plastik miktarını azaltmak, alternatif malzemeler kullanmak, geri dönüşüm kapasitesini ve plastik toplama sistemlerini artırmak da dahil olmak üzere farklı şekillerde müdahale ettiğimiz altı senaryonun etkilerini de içerisinde barındırıyor.

İlginizi Çekebilir  Almanya'dan plastik kirliliğini bitirecek dev adım

Yapılan analize göre 2016 ve 2040 yılları arasında karada ve okyanuslarda 1,3 milyar ton plastik atık problemi ortaya çıkıyor. Araştırmacıların “olağanüstü” olarak tanımladıkları hamlelerde bile, bu rakamın sadece 710 milyon tona indirgenebilir olması da aslında sürecin vehametini ortaya koyuyor. Bilim adamları, atık toplama hizmetlerinin geliştirilmesinden başlayarak, insanlığın bu sorunu çözebileceği bir dizi strateji de ortaya koyuyor. Dünyada bu tür hizmetlere erişemeyen yaklaşık iki milyar insanın varlığına işaret edilirken, bu atıllığın ortadan kaldırılmasının önemine vurgu yapılıyor.

Ed Cook; “Atık toplama, kirliliği önlemenin en etkili yolu. İnsanlara her şeyin geri dönüştürülebileceği veya daha az malzeme tüketimi gibi bütüncül yaklaşımları benimsemek zorunda.”

Çalışma ekibinden Ed Cook ise süreci; “Modellememiz, toplanan her ilave plastiğin deniz ortamının kirliliğini 0,18 ton azalttığını gösteriyor. Atık toplama, kirliliği önlemenin en etkili yolu. İnsanlara her şeyin geri dönüştürülebileceği veya daha az malzeme tüketimi gibi bütüncül yaklaşımları benimsemek zorunda. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’nin kilit hedefi olan katı atık yönetim hizmetleri ve altyapısı herkese sunulmalı. Halihazırda olgunlaşmış teknolojiler kullanılarak bunlar gerçekleştirilebilir.” ifadeleriyle özetliyor. Ekibin öne çıkarttığı diğer adımlar arasında; plastik üretim ve tüketimindeki büyümenin ele alınması, kağıt ve kompostlanabilir malzemelerin plastiklerin yerini alması ve ürün ve ambalaj yapımında başlangıçtan itibaren geri dönüşüme daha fazla önem verilmesi yer alıyor.