Sürdürülebilir bir dünya için kaçınılmaz maddelerden olan geri dönüşüm, temiz enerjinin bel kemiklerinden rüzgar türbini kanatları için zor süreçleri beraberinde getiriyor.

Küresel bazda geçerliliği 2020 itibarıyla başlayan Paris İklim Anlaşması‘nın temel amaçları arasında küresel ısınma etkileri, sıcak artışlarının kontrol altına alınması ve temiz enerji gibi başlıklar olduğunu biliyoruz. Nitekim son dönemlerde devletlerin otomobiller üzerinden attığı dizel ve benzinli motor yasaklama planlarının çokluğu da bunun dikkat çeken yansımalarından. 2030 ve 2050 gibi orta ve uzun vadeli planlamalarda mümkün olan en az karbon salınımılı operasyonların yapılmasını temel alan manifestolar da son dönemlerin popüler gelişmelerinden. The Guardian, Microsoft ve Sky gibi bir çok dünya devinin sıfır emisyon odaklı planlamarı geçtiğimiz ay içerisinde karşımıza çıkanlar arasında.

Bu adımlar kadar onları destekleyici parçalar için adımlar atılması gerekliliği de kaçınılmaz ve alternatif enerji sistemleri ve geri dönüştürülebilirlik etmenlerini de listede sırt sırta yazabiliriz. Gerek ülke gerekse marka bazlı olarak çevreci enerji dönüşümü konusundaki en cazip seçeneklerin başında rüzgar türbini odaklı elektrik üretimi karşımıza çıkıyor. Amerika’da ilk kez 1973‘te çiftlik niteliğinde kullanımlarına başlanan ve uzun süre belirli standartlarda seyreden türbinlerin, 90’lı yıllarda daha büyük ve nispeten daha verimli olduğu kanısı yaygın. Lakin son yıllarda çiftlerinde kayda değer artışlar olan bu çevreci enerji kaynağı için de önümüzde ciddi bir problem olduğunun farkında mıyız?

Rüzgar türbini kanatları için geri dönüşüm girişimleri çalışmalarına başladı

Kullanım yerleri ve ihtiyaçlara göre farklı boyutlarda tasarlanabilen türbinlerin kanatları bazen bir Boeing 747‘den bile daha uzun olabiliyor. Fiberglass ve çelik alaşım malzemelerin merkezinde üretilen bu kanatlar, olası kasırga ve doğal afetlere karşı yüksek mukavemet gösterebilmesi adına bazı kaygılar göz ardı edilerek üretim bandından çıkıyor. Bu kaygılar arasında en dikkat çekense geri dönüştürülebilirlik. Evet, ömürlerini tamamlayan türbin kanatlarının geri dönüştürülme zorluğu, temiz enerji madalyonunun belkide görünmeyen ama bir o kadar da önemli problemi olarak karşımızda.


Bu konu üzerinden biraz araştırma yaptığımızda Avrupa ve Amerika merkezli olarak ciddi rakamlar karşımıza çıkıyor. Bloomberg kanyakları Amerika’nın Wyoming eyaleti sınırları içerisinde yer alan Casper şehrinde yer alan bir depolama bölgesinde ömrünü tamamlamış 870 adet türbin kanadının “huzur içerisinde” yattığını gösteriyor. Yine aynı kaynakta Amerika merkezli olarak dört yıl içerisinde yaklaşık 8.000, Avrupa’da ise yılda aynı süre içerisinde 3.800 adetlik yeni atık türbin kanadının ortaya çıkacağını ön görülüyor. “Kuru mezarlık” olarak isim dahi almaya başlayan bu depolama alanlarında yapılan şu anki “çözümlerden” biri ise kanatları toprağa gömmek.


Dünyadaki en uzun örneği 245 metrenin biraz daha üzerine kadar uzanan türbinler aslında yüzde 85‘e yaklaşan geri dönüşüm oranına sahip. Elektronik parçaları, kabloları ve çelik panellerinin büyük bir bölümü dönüşüm kriterleri içerisinde olan sistemin temel problemi fiberglass kanatlar içinse son dönemlerde çalışmalar da yapılıyor. Çimento üreti yapılan tesisler ve bazı enerji santrallerinde kanatların yakıldığı örnekleri karşımıza çıkıyor. Ancak uzmanlara göre enerji geri dönüşü zayıf olan bu yöntem fiberglassın kirletici etkisinden ötürü çevreye zarar da veriyor.

2019 yılında bir proje geliştiren Veolia isimli bir girişim, bıçakları toz haline getirerek kimya endüstrisi için değerlendirilebilir opsiyon haline getirmek için harekete geçti. Global Fiberglass Solutions ise kanatları nizami bir şekilde parçalayarak inşaat ve levha sektöründe kullanmaya çalışıyor. Yılda 6.000 ile 7.000 adedi bulan işleme kapasitesi yakalayan şirket, daha çok alıcı buldukça kapasiteyi de artırmak istiyor. Artık geri dönülemez noktalara geldiğimiz günümüzde, küresel markaların da sürdürülebilirlik adına bu tarz girişimleri desteklemesi ve, operasyon politikalarını tamamen bu öncelikte oluşturması gerekiyor.