Salda Gölü çevresine ait beyaz kumların başka bölgeye taşınmasınından ardından başlatılan çalışmalar tamamlandı.

Koronavirüs sebebiyle kapatılan Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’nde harfiyat kamyonlarının görüntülenmesi birçok insanın tepkisine yol açtı. Türkiye’nin Maldivleri niteliğine sahip olan göl, “Önemli Bitki Alanı”, “Önemli Doğa Alanı” ve “Önemli Kuş Alanı” kriterlerini sağlamasından ötürü uluslararası bir niteliğe de sahip. Başka yere taşınan gölün beyaz kumları yeni bir düzenlemeyle ait olduğu yere geri getirildi.

1/3

Salda Gölü ve çevresi eski doğal görüntüsüne kavuştu

Salda Gölü’nde çevre düzenlemesi çalışmalarını yürüten yüklenici firmanın 800 metre uzaklıktan tasviye çalışması yapması üzerine, alanın eski haline getirilmesi için Çevre Bakanlığının talimatıyla başlatılan çalışma tamamlandı. Uzmanlarla yürütülen çalışma, iş makinesi sokulmayan alana çok yasıda işçiyle devam etti. El arabası yardımı kürek ve tırmıklarla taşınan kumlar, Beyaz Adalar bölgesindeki eski haline getirildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum‘un yakın merceğe aldığı bölge çalışmalarının tamamlanmasının ardından üniversitelerin öğretim üyesi bilim insanlarının da katılımıyla oluşturduğu Çevre ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu üyeleri de bölgenin kontrolünü yaptı. Salda Gölü çevresinde inceleme yapan kurul üyeleri, jeolojik restorasyonu başarılı buldu.

Bilim insanları, yerine konulan malzemeden ve gölün kıyısındaki farklı noktalardan numuneler alarak eski yerine konulan malzemeye dışarıdan herhangi bir yabancı maddenin karıştırılıp karıştırılmadığının tespit edeceklerini açıkladı. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Laboratuvarı‘nda incelenecek numuneler ile bölgenin mineral yapısının da kayıt altına alınacağı bildirildi. Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu‘nun yaptığı açıklamada restorasyon yapılan bölgenin kısa sürede yağmur ve güneşin etkisiyle orjinal rengini alacağını belirtti.

İlginizi Çekebilir  Sivas bölgesinin Salda'sına tartışma yaratan bungalov projesi

Açıklamalarına devam eden Gökçekoğlu; “Bu malzeme saf magnezitten oluşmuyor, bunun içinde siyah ve kahverengi çakıllar da yer alıyor. Bunlar yağmurla yıkanarak kendi rengine dönüşecek.
İş makinesi kullanılmadan el maharetiyle 20 günü aşkın sürede çok hassas bir çalışma yürüttük. Amacımız malzemenin saflığını korumanın yanında orijinal topoğrafyayı da yakalamaktı.”
ifadelerine yer verdi.Restorasyon yapılan alandan numune aldıklarını söyleyen Gökçeoğlu; “Temel amacımız, analiz yaparak yerine getirilen malzemede dışarıdan herhangi bir madde karışımı olup olmadığını, malzemenin doğal halini koruyup korumadığını mineralojik açıdan anlayacağız. Bunun yanında kıyı dışından başlayarak göle doğru bir şerit hizasında farklı noktalardan numuneler aldık. Bu numuneleri de analiz ederek burada hangi minerallerin var olduğunu ve göl kıyısına kadar olan bölgenin mineral benzerliğini tespit edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ardından numunelerin sonuçlarını da komuoyuyla paylaşcaklarını belirtti. Gökçeoğlu, numunelerin sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi. Ankara Üniversitesi Ekoloji ve Çevre Biyolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Latif Kurt, Salda Gölü ve kıyısındaki beyaz kumların, bakteriyel bir faaliyet sonucu oluştuğuna dikkati çekti. Kurt; “Salda Gölü’nün kumlarına deniz veya göl kumu gibi bakamayız. Buradaki oluşuma biyolojik bir organizma gibi yaklaşmalıyız.” dedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından gölün en güzel izlendiği Beyaz Adalar Bölgesi’ne, vatandaşların alanı 24 saat görebileceği kamera sistemi kurulduğunu duyurdu.