Imperial College ve Cambridge Üniversitesi’nden bilim adamları tarafından gerçekleştirilen araştırma, bisiklet ve yürüşün uzun vadedeki etkisin ortaya koyuyor.

Bisiklet meraklısı olun veya olmayın, Koronavirüs süreciyle birlikte çok daha fazla gündeme geldiğini kolaylıkla anımsayabilirsiniz. Özellikle metropollerdeki toplu taşımaya olan yaklaşımların değişmesiyle bir kurtarıcı olarak görülmeye başlanan alternatif ulaşım araçları, yurt dışında ciddi oranda ilgi görüyor. Kısa süre önce İstanbul’da da ilk örneği hayata geçirilen geçici yollarıyla da trafiğe entegrasyonuyla ilgili gelişmelerin devam ettiği bisikletin, çok daha aktif bir şekilde hayatın merkezinde olması sadece zaman değil sağlığımız için de bir kazanç. İngiltere ve Galler merkezli olarak tam 25 yıllık verilerin elde edilmesiyle ortaya çıkan araştırma sonuçları, ev-iş arasındaki günlük rutinini bisikletiyle gerçekleştiren kişilerin sağlık problemleriyle çok daha az muhattap olduğunu ortaya koyuyor.

Bisiklet ve yürüyüşün rakamlarla etkisi

Imperial College ve Cambridge Üniversitesi’nden bilim adamları tarafından gerçekleştirilen araştırmanın geçmişi 1991 yılına kadar dayanıyor. İlk gününden 2015 yılına kadar süren veri toplama sürecinde 300.000 gerçek kişinin ilgili sayım verilerine bakıldı. Sonuçlara göre günlük işleyişinde araba vb gibi sabit seyahatlerden kaçınanların ölüm riskinin daha düşük olduğu sonucuna erişildi.

İlginizi Çekebilir  Emisyonsuz ulaşıma Nepal'de yaratıcı çözüm; bambu elektrikli bisiklet

Sonuçlara rakamsal olarak yaklaştığımızda, işine bisikletiyle giden kişilerde erken yaşta ölüm oranının yüzde 20 daha düşük olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte yürüyüş gibi fiziksel aktivitelerle işe giden şehirlilerde kalp rahatsızlığı görülme oranı yüzde 24 düşerken kanser oranı yüzde 16 geriliyor. Bisikletçiler ve yürüyüşçülerdeki sağlık sonuçlarını günlük otomobil sürücüleriyle karşılaştıran bu sonuçlar, aktif işe gidip gelmenin faydalarını vurgulayan bir dizi çalışma ile de tutarlılık gösteriyor.

Cambridge Üniversitesi’nden Richard Patterson; “Karantina sonrası işe dönmeye başlayan herkesin ulaşım seçeneklerini yeniden düşünmesi için iyi bir zaman. İnsanları yürümeye ve bisiklete binmeye teşvik etmek, salgının uzun vadeli sonuçlarını sınırlamaya yardımcı olacaktır.”

Kaynaklara baktığımızda Glasgow Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından hazırlanan 2017 tarihli bir makalede, beş yıllık testlerin sonunda 263.000 kişi arasında işe bisikletle gidenlerde daha düşük kalp hastalığı ve kanser riski görüldüğünü ortaya koydu. 25 yılık yeni çalışmada çok daha uzun bir zaman diliminde daha büyük bir insan grubununun izlemesiyse bu zamana kadar görülmemiş bir değerde sonuçları barındırıyor. Elbette ortaya çıkan sonuçların sigara, alkol vb. gibi alışkanlıklara sahip olanlarda değişiklik göstereceği de atlanmamalı.

Videomuzu izlediniz mi?

Koronavirüs ile gelen bisiklet devrimi