Küresel ısınmanın da etkisiyle artık daha da çok konuştuğumuz sürdürülebilirlik kavramını anlamak için ülkelerin ve yerel yönetimlerin aldığı kararlara bakmak yeterli.

İklim değişiminin büyük oranda artması birçok doğal felaketleri beraberinde getiriyor. Son yıllarda buzulların erimesi, okyanus sularında ki sıcaklık artışı nedeniyle oluşan şiddetli kasırgalar tartışmaların odağı oldu. Aylar önce başlayan yangınlarla baş etmeye çalışan Avustralya‘da geniş alanlarda çok fazla kayıp verdi. Son olarak birkaç gün önce Endonezya‘da etkili olan yüksek yağışlar ülkede zor anlar yaşatmaya devam ederken birçok iklim bilimci ve yerel yönetimleri gezegenimiz için önlemler almaya itti. Sürdürülebilirlik odaklı alınan bu kararlar benzer adımları atmak isteyen diğer ülkeler için de emsal teşkil ediyor.

Yönetimlerin sürdürülebilirlik kararları ve uygulamaları

Devletlerin aldığı bu kararlardan önce sürdürülebilirliğe kavramsal olarak yaklaşmak gerekiyor. Aslında sürdürülebilirlik yaşamın her alanında kendini göstermektedir. Ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik olarak hayatın devamlılığı için zaruri bir hedef ve amaçtır.

Bu farkındalık üzerinden politikalarını şekillendiren ülkelerin attığı her adım insanlık tarihi için de büyük önem arz ediyor. 2025 yılında karbon emisyonunu sıfıra indirmeyi hedefleyen Kopenhag halkının yarısı iş yerlerine ve okullara yürüyerek veya bisiklet sürerek gitti. Yönetimdeki insanların yüzde 60‘ının da araba kullanmayarak iyi bir örnek olduğu önemli noktalar arasında.

Slovenya‘nın başkenti Ljubljana yönetimi de plastik şişede su kullanımı azaltmak için şehir içlerine içilebilir su çeşmeleri koydu.

Dünyanın en büyük güneş panelini Sahra Çölü’ne kuran Marakeş 1,1 milyon kişinin enerji ihtiyacını karşılıyor.

İsveç‘in başkenti Stockholm’de ekolojik mahalleler oluşturularak hem yerleşim ihtiyacı karşılanıyor hem de gıda atıklarından sağladıkları biyogaz ile enerji verdikleri yerleşim merkezleri kuruluyor.

Brezilya Curitiba şehri sakinleri ise geri dönüştürülebilir atıklardan otobüs biletlerini, yemek kuponlarını karşılayıp nakite çevirebiliyor.

Toprak Ana’nın yaşama hakkını savunan Bolivya ise ” Toprak Ana” kanununu çıkaran ilk ülke oldu. Tüm halkın bu kanuna uyması gerektiğini belirten yöneticiler temiz havanın, suyun ve temiz yaşamın sürdürülebilir olmasını hedefliyor.

İlk karbon nötr ülke olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Kosta Rica sürdürülebilirlikte küresel bir lider olarak gösteriliyor. Elektriğinin yüzde 90’dan fazlasını yenilebilir kaynaklardan karşılayan ülke, topraklarının zengin biyoçeşitliliğini korumak konusunda kararlı.

2015’de ABD’de marketlerde plastik poşet kullanımını yasaklayan ilk eyalet olan Havai, en sert plastik yasaklarıyla gündemde oldu.

Avrupa Birliği Çevre Programı sürdürülebilirlik adına 60 ülkenin plastik kullanımında önümüzdeki bir yıl içerisinde yasaklara gidebileceğine dair açıklamada bulundu. Türkiye’nin de marketlerde plastik poşetleri ücretli yapması bu konuda destekleyici bir adım oldu. Dünya üzerinde
yılda 9 trilyon plastik tüketildiği ve bunlarun sadece yüzde 9’un geri dönüştürülebildiği bilmek de belki tüketim alışkanlıklarımızın değişmesine yardımcı olabilir.