Tema Vakfı, Doğuş Çay iş birliği kapsamında “Her Dem Toprak İçin” projesiyle çay atıklarının çay üretimi yapılan topraklardaki önemine dikkat çekiyor.

Uzun yıllar çay tarımı yapılan topraklar, aynı karakter kimyasalların kullanılmasına bağlı olarak asitleşerek bozuluyor. Bu durum da çay yapraklarının sürdürülebilirliği konusunda engellerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Çay üretimi yapılan topraklarda oluşan bozulmaların önüne geçmek için TEMA Vakfı ve Doğuş Çay, 2016 yılında Rize’de ‘Her Dem Toprak İçin’ projesini başlattı. Bu proje kapsamında çay topraklarının sürdürülebilirliği konusunda 12 binden fazla kişi doğru tarım teknikleriyle bilgilendirdi.

1/4

Tema Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç; “Her yıl yaklaşık 75 bin ton çay atığı ortaya çıkmaktadır”

Fabrikalarda siyah çay elde edilirken ortaya çıkan çöp, lif ve tozun oluşturduğu atık gübre olarak kullanıldığı takdirde çay üretilen topraklar ve çay yaprakları için iyileştirici bir güce sahip. ‘Her Dem Toprak İçin’ projesiyle farklı vadilerden seçilen 6 bahçede örnek uygulama çalışmaları başlatıldı. Organik ve konvansiyonel çay tarımı yapılan seçilmiş örnek bahçelerde kimyasal gübre kullanılmayarak toprak yapısına uygun, toprak düzenleyiciler kullanıldı(dolomit), çapalama ve çay kompostu uygulandı. Uygulama bahçelerinde çay atıklarının kompost haline getirilerek gübre olarak uygulandığı alanların tamamında yaş çay yaprağı veriminin, kimyasal gübre kullanılan alanların çok daha üstünde olduğu da dikkat çekti.

İlginizi Çekebilir  Geri dönüşümün mutlu eden yüzü; Atık plastiklerden okul projesi tamamlandı

Çay atıklarının, çay toprakları için ne denli önemli olduğunun altını çizen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç; “Yaş çayın içinde yüzde 25 civarında kuru madde bulunuyor. Bunun yaklaşık yüzde 20 kadarı kuru çay olarak alınıyor. Kalan yüzde 5’lik çay atığı ise çay çöpü diye tarif edilen ve çay paketlerine girmeyen bitki artıkları, lif, toz gibi organik maddelerden oluşuyor. Çay üretimi yapılan bölgede yıllık elde edilen toplam ürün 1,5 milyon ton civarında yaş çaydan oluşuyor. Dolayısıyla her yıl yaklaşık 75 bin ton çay atığı ortaya çıkmaktadır. Önemli miktarda azot, fosfor, potasyum ve mikro besin maddeleri içeren bu atıklar, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin iyileştirilmesine büyük katkı sağlıyor.” dedi.

Sözlerine devam eden Ataç;“Böylesine önemli bir organik maddenin büyük bölümü; enerji sağlamak, depolama veya nakliye giderlerini azaltmak gibi sebeplerle yakılarak yok ediliyor. Oysa yakılarak yok edilen bu zengin organik materyal, bölgedeki çay alanlarının her yıl yüzde 10’unu gübreleyebilme potansiyeline sahiptir. TEMA Vakfı olarak Doğuş Çay iş birliğiyle Rize’de yürüttüğümüz “Her Dem Toprak İçin” Projesi kapsamında çay atıklarını kompost haline getirerek organik gübre olarak örnek bahçelerdeki topraklara uyguladık. Uygulama yaptığımız alanların tamamında verimin, kimyasal gübre kullanılan alanların üzerinde olduğunu tespit ettik. Bu bakımdan sıfır atık ve geri dönüşümün öneminin daha iyi anlaşıldığı günümüzde üretim aşamasında ortaya çıkan çay atıklarının yakılmaması ve kompost yapılarak gübre olarak kullanılması gerektiğinin altını çiziyoruz” dedi.

İlginizi Çekebilir  Türkiye'nin yüzde 80'i çölleşme riskinde; TEMA Vakfı'ndan önemli açıklamalar

Çay bahçelerinde kompost uygulamasının özellikle budama yapılan bahçelerde tarımsal desteklerle teşvik edilmesi büyük bir öneme sahip. Çünkü bölgedeki çaylıkların her yıl yüzde 10’u budama işlemine tabi tutuluyor. 780 bin dekar çay alanının her yıl yaklaşık 70 bin dekarının budandığı bu alanlarda kompostun serilmesi, çapalanması çok daha kolaylaşıyor. Ayrıca her yıl fabrikalarda kuru çay üretimi esnasında çıkan yaklaşık 75 bin ton çay atığının dekara 1 ton olacak şekilde kompost haline getirilerek serilmesi mümkündür. Böylelikle her yıl çay bahçelerinin yüzde 10’unda dolomit, çapalama,kompost uygulamaları ile bozuluma uğramış topraklar ıslah edilebilir ve daha verimli hale getirilebilir.