Gerçekleştirilen çalışmalar meyvesini vermeye başlarken Toyota tarafından geliştirile hidrojen teknolojisi, diğer çevresi sistemlerle destekleniyor.

Hidrojen yakıt teknolojisinde Hyundai ile birlikte akıllara ilk gelen isim şüphesiz Toyota. 2015 yılından beridir kullanıcılarla buluşturduğu Mirai ile bu sınıfta akıllara kazınan Japon üretici, BMW‘nin de bu teknolojiyi geliştirmesindeki temel ortağı konumunda. Elektrikle birlikte küçümsenmeyecek bir potansiyel taşıyan bu teknoloji için ciddi bir yatırım yapan marka, kullanım alanı konusunu da geniş kapsamda değerlendiriyor. Kısa süre öne deniz yollarında kullanılabilecek bir sistem geliştirdiğini duyuran Toyota, yapı içerisinde tamamen yenilenebilir enerji dinamiklerinden faydalanıyor.

1/4

Toyota imzalı hidrojen sistemden önemli detaylar

Mühendislerin geliştirdiği yapının detaylarına baktığımızda, önümüdeki süreç için umutlanmadan edemiyoruz doğrusu. Kendi hidrojenini deniz suyu üzerinden kendisi üretebilen bu yapı gücünü elektrikten alarak işleyiş sağlıyor. Temel operasyon için ihtiyaç duyulan enerjilerin güneş panelleri ve rüzgardan elde edilmesi de yine kusursuz bir dolaşım sağlıyor. Bu işleyişte donanımlar kadar geliştirilen yazılım sistemleri de hayati önem taşıyor.

Katamaran üzerinden test edilen bu işleyişte verimliliği optimize etmek için bir enerji yönetim sisteminden faydalanıldığını görüyoruz. Hava koşulları ve diğer dış şartları analiz eden bu sistem, teknenin hangi koşulda rüzgar, güneş veya hidrojen yakıt hücresinin kullanacağının kararını veriyor. Toplamda 50 ülkedeki 101 limanı geçmesinin ardından test ve veri elde etme süreci tamamlanacak olan sistemin, denizcilik endüstrisinin geleceğinde önemli bir yer almaması için hiçbir neden yok.