Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından duyurusu gerçekleştirilen Yeşil Tarife, Türkiye’deki çevreci enerji kullanımı için önemli uygulamalardan birisi olma potansiyelini taşıyor.

İklim değişikliği odaklı ortaya çıkan hava sıcaklığı artışının kontrol altına alınması artık günümüzde zaruri durumlara gelmiş durumda. Sera gazı emisyonlarının azaltılması gerekliliğini de beraberinde getiren bu dönemde alternatif enerji kaynaklarına olan eğilimin de aynı oranda artması gerekiyor. Kısa süre önce açıklanan verilerde Türkiye’denin güneş enerji payını yüzde 5‘e yükseltmiş oluşu da, içerisinde bulunduğumuz coğrafyada da benzer adımların yavaş yavaş atıldığını gösteriyor. Bu felsefeden hareketle hayata geçirilen Yeşil Tarife uygulaması da, sadece çevreci enerji kullanmak isteyenlerin yüzünü güldürecek dinamikler barındıyor.

Yeşil Tarife ilk aşamada daha maliyetleri olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından kısa süre önce duyurusu gerçekleştirilen uygulama, sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriği kullanmak isteyen vatandaşlar için geliştiriliyor. “Yenilenebilir Tarife” olarak bilinen “Yeşil Tarife”’ye (YETA) ağustos ayı itibariyle geçilebilecek.

Bakan Dönmez, yerli ve yenilenebilir enerjinin kullanımını teşvik etmek ve çevre duyarlılığı fazla olan vatandaşları yenilenebilir enerjiye yönlendirmek için geliştirilen Yeşil Tarife uygulamasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yeşil tarife çalışmasına ilişkin kanunun şubat ayında Meclis’ten geçtiğini anımsatan Dönmez, “Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu da konuyla ilgili yönetmeliği çıkardı ve tarifenin altyapısı hazırlandı. Yeni tarifenin adını ‘YETA’ koyalım istiyoruz, yenilenebilir tarife ya da isteyen yeşil tarife diye de okuyabilir. Böylece isteyen tüketicilerimiz, vatandaşlarımız ‘ben sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriği kullanmak istiyorum’ dediğinde, onlara özel bir fatura, özel bir tarife düzenlenmiş olacak. Niyetimiz, ağustos ayına kadar bu işlemleri bitirip, artık ağustos ayıyla birlikte müşteriye bir seçenek olarak sunmak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.


Yenilenebilir enerjinin kullanımını teşvik etmek ve yaygınlaştırmak için YETA tarifesini kullanan ev ve iş yerleri için sertifika düzenleyeceklerini anlatan Bakan Dönmez, “Örneğin bir iş yeri ya da bir ev YETA’dan yararlanıyorsa onlara özel sertifika vermeyi planlıyoruz” ifadesini kullandı. Dönmez, YETA’nın zorunlu bir tarife olmadığını, yalnızca bu tarifeye geçmek isteyen vatandaşların geçeceğini belirterek, şunları kaydetti:

YETA tarifesine geçmek isteyen vatandaşların yalnızca elektrik tedarik şirketlerine giderek ‘ben bu tarifeye geçmek istiyorum’ demeleri yeterli olacak. O talepten sonra geçenlerin faturaları o tarifeye göre düzenlenecek. Diyelim ki elektrik tedarik şirketi ile 1 yıllık bir anlaşma yaptınız, o tarifeden çıkma isteğinde bulununcaya kadar o tarifeyi kullanmış olacaksınız. Bununla ilgili detayları da daha sonra açıklayacağız.

Maliyet bir miktar yüksek olabilir. Ancak yenilenebilir enerji sektörüne vermiş olduğumuz destek ve teşviklerle yatırım maliyetlerinin düşmesi zamanla fiyatlara da yansıyacak. Maliyetlerin düşmesiyle beraber YETA zaman içerisinde cazip bir hale gelecek. 2002 yılında yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi yüzde 26 seviyelerinde iken bugün bu sayı yaklaşık yüzde 50 seviyesinde. İnşallah her yıl en az 1.000 MW güneş ve rüzgar kurulu gücünü devreye alma hedefimizle bu oranı daha da yukarılara çekeceğiz. Amacımız yenilenebilir enerji yatırımlarında sürekliliği sağlamak ve maliyet avantajını hem üretici hem de tüketici tarafına sunmak.